Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmayla adından söz ettiren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uluslararası arenada ciddi bir tepkiyle karşılaştı. Yedioth Ahronoth gibi İsrail basını, Netanyahu'nun konuşmasını ‘boş bir salonda yalnızlığın hüküm sürdüğü’ bir ortamda gerçekleştirmesiyle birlikte, ‘kibirli, saldırgan ve vizyonsuz’ bir söylem sergilediğini belirtti. Bu durum, Netanyahu’nun hem kendi ülkesindeki muhalefete yönelik bir mesaj verme stratejisi hem de uluslararası toplumdaki itibarını zedeleme çabası olarak yorumlandı.
Haberler, Netanyahu’nun konuşmasının, seçimlere yaklaşan İsrail’de ülke içindeki muhalefeti hedef alan bir kampanya parçası olduğunu vurguluyor. ‘Sert ve düşmanca’ bir dil kullanan Netanyahu, bazı analistler tarafından ‘kan, ter ve gözyaşı’ gibi acımasız ve umutsuzluktan başka bir şey sunmayan bir konuşma olarak değerlendirildi. Özellikle ‘Abraham Anlaşmaları’nın barış önerisi olarak sunulması, herhangi bir somut adımın eksikliği nedeniyle eleştirilerin odağı oldu ve ‘umut ışığı’ sunmadığına dair güçlü bir itirazla sonuçlandı.
Bu dönemde, İsrail’de siyasi tartışmalar yoğunlaşırken, Netanyahu’nun BM’deki konuşması da kritik bir dönüm noktası oluşturdu. Konuşmanın, 27 Ekim’de yapılacak seçimlere 33 gün kala, ülkedeki siyasi atmosferi daha da gerilttiği belirtiliyor. Ayrıca, Netanyahu’nun konuşma sırasında, birçok ülke temsilcisinin İsrail’in Gazze’deki eylemleri ve Batı Şeria’daki işgal politikaları konusundaki tepkilerini dile getirmesi ve ardından salonu terk etmesi, konuşmanın başarısızlığını pekiştirdi. Salonda Netanyahu’nun kendisine destek olmak için getirilen bazı İsraillilerin alkışlaması, bir çeşit yalnızlık ve izolasyon görüntüsü oluşturdu.
Uluslararası arenada da tepkiler hız kazandı. New York’ta düzenlenen geniş çaplı gösterilerle karşılanan Netanyahu, aynı zamanda Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Kasım 2024’te Gazze Şeridi’ndeki savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkarması, İsrail Başbakanı’na karşı uluslararası bir baskı oluşturdu. Bu gelişmeler, Netanyahu’nun BM’deki konuşmasının, sadece İsrail içindeki siyasi dengeleri değil, uluslararası hukuk ve insan hakları alanındaki tartışmaları da yeniden alevlendirdiğini gösteriyor.”}çıkartması.jpg