Son zamanlarda otomobil kullanıcıları arasında büyük bir endişe yaratan yeni bir hırsızlık taktiği, güvenli sürüş alışkanlıklarını derinden etkileme potansiyeli taşıyor. Bu karmaşık yöntem, otomobilin çamurluk alanlarına yerleştirilen, nispeten basit bir plastik şişe sayesinde ortaya çıkıyor. Amaç, sürücünün doğal şüpheciliğinden ve potansiyel mekanik sorunlara karşı duyduğu hassasiyetten faydalanarak, araçların saniyeler içinde çalınmasını sağlamak. Bu durum, özellikle şehir içi trafiğin yoğun olduğu bölgelerde ciddi güvenlik riskleri oluşturuyor.
Otomotiv uzmanlarının detaylı analizleri, bu hırsızlık yönteminin, araçların tasarımındaki zayıf noktalar ve sürücülerin tepkileri arasındaki bir sinerji üzerine kurulu olduğunu ortaya koyuyor. Suçlular, genellikle aracın sağ arka tekerlek yuvasına yerleştirdikleri şişeyi, sürücünün araca binerken görüş açısının dışında kaldığı noktaya sıkıştırarak harekete geçiriyorlar. Bu eylem, aracın hareket etmesiyle birlikte dönen lastiğin şişeye uyguladığı baskı sonucu yüksek frekanslı bir ses çıkarıyor. Bu ses, kabin içinde bir aks arızası, süspansiyon bozukluğu veya lastik patlaması gibi ciddi bir sorun olarak algılanıyor.
Oluşan ani panik atmosferi, sürücüyü harekete geçiriyor ve refleks olarak aracın mekanik açıdan arızalı olduğunu düşünerek hemen fren pedalına basmasına neden oluyor. Otomotiv güvenliği uzmanları, bu tuzağın en kritik aşamasının, aracın durma anından hemen sonra başladığını vurguluyor. Sürücünün panik halinde motoru kapatmadan, kapıyı açık bırakıp sesin geldiği sağ arka tekerleğe doğru yönelmesi, hırsızların operasyonunu başarıyla sonuçlandırıyor. Bu noktada, şüpheliler açık kapıdan araca girerek taşıtı hızla kaçırıyor veya kabin içindeki değerli eşyaları ele geçirerek uzaklaşıyor.
Bu tür hırsızlık olaylarına karşı otomotiv uzmanları ve sürüş teknikleri eğitimcileri, sürücülere çeşitli önlemler öneriyor. Öncelikle, araca binmeden önce aracın etrafında kısa bir görsel tarama yapılması, tekerleklerin üzerinde, çamurluk içlerinde veya ön camda şüpheli cisimler veya kağıtların bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekiyor. Ayrıca, seyahat halindeyken beklenmedik bir ses duyulduğunda panik yapılmaması, araç hemen durdurulmaması, kapılar içeriden kilitlenerek aydınlık, kalabalık veya güvenlik kameralarının bulunduğu güvenli bir noktaya kadar sürdürülmesi öneriliyor. Son olarak, aracın kontrol amacıyla durdurulması kaçınılmazsa motorun mutlaka stop edilmesi, anahtarın kontaktan çekilmesi ve kapıların kilitlenerek tekerlek bölgesine geçilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır.