YENİDEN değerler Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Gar Katliamı sonrası yapılan açıklamada, fon skandalını derinlemesine ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘fon krizi’ olarak tanımladığı durumla ilgili yaptığı değerlendirmelerin ardından Özel, konuya ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu. Özel’in yaklaşımı, sorunun sadece finansal bir sorun olmadığını, aynı zamanda siyasi bir boyut taşıdığını ve bu sorunun köklerinin belirli kesimlerin içinde yer aldığına işaret ediyor.
Özel, 2 milyon yatırımcının, umutla biriktirdiği paraların, 455 bin tekil kullanıcıyı etkileyerek, 10 bin liranın altında tutulan küçük birikimlerin ortadan kaldırıldığını vurguladı. Bu durumun, ‘asrın soygunu’, ‘asrın yolsuzluğu’ ve ‘asrın dolandırıcılığı’ olarak tanımlandığını belirterek, bu skandalın sadece bir finansal sorun olmadığını, aynı zamanda insan onuruna da açık bir saygısızlık olduğunu ifade etti. Özel, Ekonomiye Eşgüdüm Konseyi’nin bu konuya gösterdiği hassasiyeti de hatırlatarak, sorunun çözümü için acil ve etkili adımlar atılması gerektiğini savundu.
Özel, özellikle Türkiye’nin finans sistemine ve ekonomisine yönelik bir riskin bulunmadığına dair Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iddialarına karşı güçlü bir tepki verdi. Bu iddiaların, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmedilmesi ve Türk Borsası’na yapılmış bir haksızlık olarak değerlendirildiğini belirtti. Ayrıca, adalet bürokrasisinin bu fonla olan ilişkisinin ve adli süreçlerdeki hassasiyetin de önemine dikkat çekerek, soruşturmanın hızlı ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Özel, MASAK’ın bu konuda hızlı hareket etmesi ve savcılığa gerekli bilgileri bildirmesi gerektiğini, geçmişte Amerika Birleşik Devletleri’nin benzer bir sorunu çözmek için takınılan yöntemlerin de Türkiye’de uygulanması gerektiğini savundu.
Özel’in en çarpıcı önerisi ise, sorunun kaynağının AK Parti’nin içindeki bazı kişilerden geldiği yönündeydi. Özel, bu kişilerin, fon üzerinden elde ettikleri büyük paraları nasıl kazandıklarını ve bu paraları nasıl harcadıklarını tespit ederek, mal varlıkları ile birlikte tahsil etmeyi ve mağdurlara paylaştırmayı teklif etti. Bu yaklaşım, sorunun sadece finansal bir düzeltme ile çözülemeyeceğini, aynı zamanda hesap verebilirliği sağlamayı ve adaleti tesis etmeyi de amaçlıyordu. Özel, bu sürecin 2021 yılındaki ilk işlemden itibaren başlatılması gerektiğini ve kimsenin kenarda tutulmayacağını, gizlenmeyeceğinin altını çizdi. Bu öneri, skandalın ardındaki siyasi ve ekonomik gerçekleri ortaya çıkarmaya yönelik bir çağrı olarak değerlendirilebilir.