Çin merkezli e-ticaret devi Temu, son dönemde Avrupa’daki büyüme stratejisinde önemli bir dönüşüm yaşadı. Şirketin, Facebook ve Instagram’daki fenomen reklam ağına olan bağımlılığını sonlandırma kararı, dijital reklamlandırmadaki şeffaflık ve hesap güvenliği konularına dair önemli tartışmaları beraberinde getirdi. Temu’nun bu ani hamlesi, platformdaki içerik üreticileriyle kurduğu ilişkilerde ve reklam bütçelerinin dağılımında da büyük değişiklikler yarattı.
Şirketin Avrupa Birliği ve İngiltere’deki pazarlama faaliyetleri, Ocak 2025’ten Nisan 2026’ya kadar 31 resmi sayfa aracılığıyla 9 milyondan fazla reklamın yayınlanmasıyla şekillenmişti. Bu reklamların büyük bir kısmı, markaların içerik üreticileriyle işbirliği yaparak oluşturduğu ‘işbirliği reklamları’ kategorisine giriyordu. Temu’nun bu model üzerinden yaptığı toplam harcama, yaklaşık 962 milyon dolara ulaşırken, özellikle 2026’nın ilk dört ayında, yalnızca 100 içerik üretici hesabının yoğun kullanımı dikkat çekmişti. Bu 100 hesap, şirketin işbirliği reklamlarının %74,2’sini oluşturmuş ve toplam erişim alanını 16,9 milyar kişiye ulaştırmıştı. Bu durum, Temu’nun dijital stratejisinin, geniş bir fenomen yelpazesine değil, sınırlı bir grup içerik üreticisine yoğunlaştığını gösteriyordu.
Ancak bu yoğunlaşma, beraberinde şüpheleri de getirdi. 100 içerik üreticisi hesabın arasında, kullanıcı adını en az bir kez değiştiren 73 hesap bulunuyordu. Bu hesapların %45’i, kullanıcı adını en az iki kez değiştirmiş, hatta bir hesabın 15 kez farklı kullanıcı adına geçiş yaptığı tespit edildi. Ayrıca, 100 hesabın yalnızca 8’inin gerçek kimlikle doğrulanmış olması, hesapların güvenilirliği konusunda endişeleri artırmıştı. Avrupa’yı hedefleyen hesapların büyük bir kısmı, Rusya ve Çin merkezli görünüm sergiliyordu. Avrupa Birliği ve İngiltere’de faaliyet gösteren hesapların sayısı ise sadece altı olarak kayıtlara geçmişti. Bu durum, hesapların tamamının sahte olduğunu kesin olarak belirlemezken, birçok profilin, reklam yayınlama amacıyla kurulmuş veya dönüştürülmüş olabileceğine işaret ediyordu.
Temu’nun bu hamlesi, dijital reklam dünyasında şeffaflık ve hesap güvenliği konularına dikkat çekiyor. Şirketin, sahte hesapları bilinçli olarak kullandığına dair kesin bir kanıt bulunmamasına rağmen, bu durum, influencer pazarlamasının etik sınırlarının yeniden sorgulanmasına neden oluyor. Temu’nun bu olayla ilgili soruşturması, benzer platformların da reklam stratejilerini ve içerik üreticileriyle ilişkilerini daha yakından incelemesine yol açabilir ve dijital pazarlama alanında yeni düzenlemelere zemin hazırlayabilir.