Güneş enerjisinin potansiyelini katlayarak, kentsel alanlarda yeni bir ekonomik fırsat doğuyor. Colorado Eyalet Üniversitesi’nin (CSU) araştırmaları, çatılar üzerinde hem elektrik üretimi hem de değerli baharat olan safran yetiştiriciliğinin uyumlu bir şekilde gerçekleştirilebileceğini ortaya koydu. Bu yenilikçi yaklaşım, binaların çatılarından beklenmedik bir servet akışını simgeliyor.
Denver’deki CSU Spur kampüsünde yürütülen çalışmalar, yüzde 40 ışık geçirgenliğine sahip güneş panellerinin altında yerleştirilen safran parsellerinin incelenmesini içeriyordu. Bulgular, panellerin yarattığı gölge alanında yetişen safranların, geleneksel çatılara kıyasla iki kat daha fazla çiçek açtığını ve iki kat daha yüksek bir kurutulmuş ürün verimini gösterdi. Bu, çatılarının doğal mikro iklimi ve toprak yapısı ile güneş enerjisinin birleşiminden kaynaklanan benzersiz bir fırsat sunuyor.
Araştırmacılar, ışık oranının hassas bir şekilde ayarlanması gerektiğini vurguladı. Aşırı gölgelemenin verimi düşürebileceğini belirterek, yetiştirme alanından yaklaşık 1,8 ila 2,4 metre yükseklikte, ışığın yüzde 30 ila 40'ını geçiren panellerin kullanımını önerdiler. Doğu Fas’taki 24 aylık saha çalışması ise yüzde 30 gölgeleme ile elde edilen yüzde 70 güneş ışığı altında en yüksek verimin beklendiğini ortaya koydu.
Ekonomik modellemeler, 46 kilovatlık bir çatı paneli sistemi ve yaklaşık 405 metrekarelik bir ekim alanı üzerinden 5 yıllık bir gelir projeksiyonu oluşturdu. Safranın gramı 35 dolar, soğanlarının (korm) tanesi 25 sent ve üretilen elektriğin 13 bin 470 dolar katkı sağlayacağı varsayımıyla, sistemin 5 yıl sonunda yaklaşık 61 bin dolar net gelir getirebileceği hesaplandı. Ancak ilk yıl maliyetlerinin geliri aştığı ve bu bütçenin sıfırdan çatı paneli kurulum maliyetlerini kapsamadığı belirtildi. Bu durum, başlangıçta yatırımların amorti edilmesinin zaman alacağını gösteriyor.”}