Türkiye’nin sağlık hizmetlerine erişimini artırma hedefiyle inşa edilen Ordu Şehir Hastanesi, beklenmedik bir dönüşüm geçirdi. 2021’de 878 milyon 629 bin TL’lik bir bütçe ile temelleri atılan dev tesis, 2026 yılına kadar tamamlanma umudunun suya düştüğü günümüzde 23 milyar 46 milyon 700 bin TL’lik bir maliyete ulaşarak, ilk yatırımın 25 katını aştı. Bu durum, kamuoyunda büyük bir merak ve endişe yaratırken, projenin geleceği hakkında soruların artmasına neden oldu.

Yapılan detaylı denetimler, hastane inşaatının geçtiği zemin koşullarının ne kadar kritik olduğunu ortaya koydu. Raporlar, hastane alanındaki heyelan riskinin, yeraltı suyunun yüzeye yakınlığının, yetersiz drenaj sistemlerinin ve kazı çalışmalarının yol açtığı zemin hareketlerinin bir araya gelerek projenin maliyetini katlayacağına işaret ediyor. Özellikle hafriyat çalışmaları sırasında gözlemlenen kütlesel zemin hareketleri, çatlaklar ve oturmalar, inşaat ekibine büyük zorluklar çıkarırken, proje takvimine de ciddi gecikmeler yaşanmasına neden oldu.

Uzmanlar, hastanenin bulunduğu bölgedeki zemin stabilitesi sorunlarının, yerel jeolojik koşulların yanı sıra inşaat sürecindeki müdahalelerin de etkili olduğunu vurguluyor. İnşaat alanında eğimin 75 dereceye kadar ulaşması, zeminin killi ve ayrışmış katmanlardan oluşması, yeraltı suyunun yüzeye yakınlığı gibi faktörler, projenin başlangıçta öngörülen maliyetini önemli ölçüde artırdı. Ayrıca, tünel kazılarının başlatılması, mevcut zemin sorunlarını daha da derinleştirdi ve yeni çatlakların ortaya çıkmasına neden oldu.

Şu an için proje tamamlanma tarihi belirsizliğini korurken, ek maliyetler ve gecikmelerin de devam etmesi bekleniyor. Bu durum, Ordu Şehir Hastanesi’nin geleceği hakkında ciddi soruları beraberinde getiriyor. Raporlardaki bulgular, kamuoyunu ve yetkilileri, benzer projelerde zemin koşullarının daha detaylı bir şekilde incelenmesi ve risklerin önceden tespit edilmesi konusunda uyarıyor.”} attı. 2026'da ilk hastasını kabul etti. BirGün'den Mustafa Bildircin'in haberine göre Projenin başlangıçta 878 milyon 629 bin TL olarak öngörülen maliyeti ise yapım sürecinde 23 milyar 46 milyon 700 bin TL'ye kadar yükseldi. Böylece proje maliyeti yaklaşık 25 katına çıktı. Yapım sürecine ilişkin denetim raporu, hastane inşaatında karşılaşılan zemin sorunlarını ve bunların proje takvimine etkisini ortaya koydu. Rapora göre hastane inşaatındaki hafriyat çalışmaları devam ederken proje alanının dışında başlatılan tünel kazılarının ardından hem hastane parselinde hem de çevresinde kütlesel zemin hareketleri, çatlaklar ve oturmalar gözlendi. Ortaya çıkan sorunlar nedeniyle projede ilave çalışmalar yapılırken yükleniciye süre uzatımı verildi ve iş artışına gidildi. Uzmanların gerçekleştirdiği zemin etütlerinde, hastanenin inşa edildiği alandaki stabilite sorunlarının birden fazla etkene bağlı olduğu belirtildi. İnşaat alanında eğimin yer yer 75 dereceye kadar ulaştığı, zeminin üst bölümünün heyelana elverişli killi yapıdan, alt bölümünün ise ayrışmış ve kırıklı katmanlardan oluştuğu tespit edildi. Raporda ayrıca yeraltı suyunun yüzeye yakın olduğu, yüzey ve yağmur sularının yeterince drene edilememesinin zemin direncini düşürdüğü kaydedildi. Raporda doğal koşulların yanı sıra inşaat sürecindeki müdahalelerin de zemin üzerindeki etkisi ele alındı. Hastane inşaatındaki derin ve kademeli kazılar sırasında destek önlemlerinin yetersiz kaldığı, bunun zemini daha hassas hale getirdiği belirtildi. Şantiye sahasının yakınındaki tünel çalışmalarının başlamasının ardından ise çatlak ve oturmaların tespit edildiği, kazılardan kaynaklanan titreşimlerin heyelan hareketini hızlandırdığı ifade edildi. Zemin koşulları nedeniyle ilk ihalede öngörülen heyelan önleyici tedbirlerin yetersiz kaldığı ve ilave projelendirme ihtiyacı ortaya çıktığı aktarıldı. İş artışları, mühendislik revizyonları ve süre uzatımlarının da projenin tamamlanma takvimine ve maliyetine yansıdığı belirtildi.