Ankara'da 10 Ekim 2016 tarihinde meydana gelen ve 103 canımızı yutan trajik olay, yargı süreçlerinde yaşanan karmaşıklıkların da bir göstergesi olarak devam ediyor. Dosyanın 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşması, son bir heyet değişikliğiyle yeniden başladı. Bu durum, mağdur ve ailelerin hukuk mücadelesinde karşılaştıkları engelleri bir kez daha göz önüne serdi.

Yeni atanan mahkeme heyeti, davada tutuklu bulunan ve halen ülkenin dışındakilerin yargılanmasına başlamakla birlikte, firari sanık Ömer Deniz Dündar'ın ifadesinin alınmasına odaklanacak. Ancak, bu sürecin, davadaki karmaşıklığı ve uzun sürmesinin temel nedenlerinin, yargılamanın sürekli değişen heyetleri ve bu durumun davayı etkilemesi olduğu iddiaları artırıyor. Dosyanın avukatlarından Av. Eylem Sarıoğlu, bu durumun adalete ulaşma yolunda önemli bir gecikme ve mağduriyet yaratmaya devam ettiğini vurguluyor.

Av. Sarıoğlu, her heyet değişikliğinin, davayı baştan anlatma zorunluluğu getirdiğini, avukatların ve ailelerin tüm delilleri ve süreci yeniden mahkemeye sunmak zorunda kaldığını ifade etti. 11 yıldır süren yargılamada, sorumluların tam olarak tespit edilememiş olması ve toplanması gereken delillerin hala bulunmaması, adaletin telet olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, avukatlar, mahkemenin, davayı genişletilmiş bir kapsamda yürütmesini ve eksiklerin giderilmesini talep etmeye devam edeceklerdir.

Davanın detaylarında yer alan, Deniz Büyükçelebi, İlhami Balı, Cebrail Kaya ve Mustafa Delibaş gibi firari sanıkların, çeşitli kamplarda bulunma tespitleri de dikkat çekiyor. Ancak, bu sanıkların getirtilmesi için atılan adımlar konusunda herhangi bir ilerleme kaydedilmemesi, adaletin uzatılmasının bir örneği olarak değerlendiriliyor. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de bu önemli duruşmayı yakından takip edecek, adaletin yerini bulacağına olan inancını sürdürecek.”}