Türkiye'nin hassas dengelerinde, ekonomi ve dış politika gibi kritik alanlarda yaşanan gelişmeler, kamuoyunda giderek artan bir merak ve endişe yaratıyor. Bu atmosferde, Yeni Şafak'ın köşe yazarı Ersin Çelik'in, iktidara yönelik yaptığı, ‘fon krizi’ni vurgulayan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konumuna dair doğrudan bir uyarı içeren yazısı, beklenmedik bir şekilde büyük bir tartışma başlattı. Bu tartışma, sadece siyasi çevreleri değil, aynı zamanda yatırımcılar ve ekonomistler arasında da yankı buldu.
Çelik’in yazısı, ‘Türkiye’nin dış dünyadaki gücünü artırırken, içerideki bazı zayıflıkların’ dikkat çekmesi gerektiğini vurgulayarak, iktidara yakın çevrelerde rahatsızlık yaratmıştı. Özellikle, ‘halkın birikimine çöken’ ve ‘piyasalara çeki düzen veren’ birilerinin hesaplarının sorulmaması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin geleceği için ciddi bir uyarıda bulunmuştu. Bu uyarı, Ukrayna örneğini kullanarak, ‘güvensizliğin’ siyasetin dışından bir ismi iktidara taşıyabileceğine işaret ederek, Türkiye’nin geleceği hakkında önemli bir soru işareti yaratmıştı.
Bu durumun ardından, AKP’ye yakın isimlerden sosyal medyada yoğun tepkiler gelmiş, Yeni Şafak ve Albayrak Medya’ya yönelik ağır ithamlar yapılmıştı. Ancak, Yeni Şafak yazarlarından İsmail Kılıçarslan, Ersin Çelik’in “memleket için ve Tayyip Erdoğan’a çekilen kumpasa karşı durduğundan dolayı linç yemek şereftir” şeklinde ifadelerini hatırlatarak, bu durumun aslında bir ‘şeref’ olduğunu vurgulamıştı. Bu durum, tartışmanın sadece siyasi arenede değil, aynı zamanda medya ve ifade özgürlüğü tartışmalarına da taşınmasına neden olmuştu. Türkiye Basın Federasyonu’nun da bu tartışmaya dahil olarak, eleştirinin linçten farklı olabileceğini hatırlatması, tartışmanın farklı boyutlarını ortaya çıkarmıştı.
Ersin Çelik’in aldığı tepkiler üzerine, kendisine dostluklarını ve samimiyetlerini dile getirdiği bir yazı daha yayınladı. Bu yazısında, “onlara telefon aldığını” ve “bir hatam olduğunda da samimiyetle ikaz eden dostların” varlığına şükrettiğini belirterek, “Allah istikametten ayırmasın, şaşırtmasın, doğrultandan saptırmasın” dualarını ettiğini ifade etti. Bu, tartışmanın taraflarının, farklı görüşlerin ve tartışmaların önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin geleceği hakkında daha geniş bir perspektif oluşturmaya çalıştığını gösteriyordu.