Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın, Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılma kararı, ortaya çıkan detaylarla siyasi arenayı sarsmaya devam ediyor. Bu süreç, beklenmedik bir istifa hamlesi ve ardından yaşanan yoğun müzakerelerle şekillenmiş. İlk başta 11 Eylül'de alınan bir karar, yakın çevresinin hassasiyetleri ve ekibin soruları üzerine ertelenmiş, ardından da e-Devlet üzerinden gerçekleştirilen bir adımla sonuçlanmıştı.

Bu karmaşık durumun merkezi, 23 Eylül'de yaşanan bir olay olmuş. Müslüm Sarı'nın sözleri, Yavaş'ın zihninde derin bir sorgulamaya yol açmış ve ekibinden gelen ‘Neden hala buradayız?’ sorusu, istifa kararını tetiklemiş. Başkan, hemen tabletini alarak CHP üyeliğinden ayrılma sürecini elektronik ortamda tamamlamıştı. Bu ani hamle, siyaset kulislerinde büyük bir merak uyandırmıştı.

Olayın ardındaki gerçekler, butlan kaynakları tarafından ortaya konulmuş. Yavaş, Öztrak'ın açıklamalarını dinledikten sonra istifa metnini hazırlamış, ancak bu metin kamuoyuna 23 Eylül'de değil, daha önce 11 Eylül'de masaya konulmuştu. Aynı zamanda, Kemal Kılıçdaroğlu ve ona yakın kurmayların arayışları, istifayı engelleyerek süreci yeniden yönlendirmişti. Bu telefon görüşmeleri ve ekibin hassasiyetleri, Yavaş'ın kararını ertelemişti.

İstifa anının en çarpıcı anlarından biri, Yavaş'ın makam odasında Müslüm Sarı'nın sözlerini dinlemesi ve ardından yanındakilere ‘Duydunuz mu?’ diye sormasıydı. Bu soru, bir ekip üyesinden gelen ‘Efendim biz zaten niye hâlâ buradayız? Toplum da bizim burada olmamızı istemiyor görüyorsunuz, onlar da istemiyor’ yanıtıyla cevabını bulmuştu. Bu ifade, Yavaş'ın kararsızlığını ve toplumsal baskıyı gözler önüne seriyordu. Bu ilginç anı, Yavaş'ın istifa kararının ardındaki karmaşıklığı ve siyasi dengelerdeki hassasiyeti anlamamıza yardımcı oluyor.