Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirdiği petrol ihracat operasyonları, son dönemde ciddi maliyet artışlarıyla karşı karşıya. Özellikle savaş riski sigortası primlerindeki aşırı yükseliş, bu rotanın stratejik önemini yeniden gündeme taşıyor. Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak geliştirilen bu hattın, Körfez’deki jeopolitik gerilimler nedeniyle taşıdığı avantajlı imajı, şimdi maliyet artışları ile sarsılıyor.
Yanbu Limanı’ndan yüklenecek tankerlerde savaş riski sigortası, son haftalarda gözle görülür bir oranda artış gösterdi. Sektör raporlarına göre, bu prim gemi değerinin yaklaşık yüzde 3’üne kadar yükseldi. Yaz aylarında bu oranın sadece yüzde 1’in altında seyrettiğini hatırlatalım. Bu durum, tek bir sevkiyatta milyonlarca doların ek sigorta maliyetine yol açarken, petrol piyasasında yeni bir fiyatlandırma baskısı oluşturuyor.
Bu artışın temelinde, sadece bölgesel çatışma riskleri değil, aynı zamanda Doğu-Batı boru hattındaki kesintiler de yer alıyor. Suudi Arabistan’ın doğudan gelen petrolü Kızıldeniz’deki Yanbu Limanı’na ulaştıran bu boru hattı, son saldırılar nedeniyle geçici olarak devre dışı kaldı. Hat yeniden çalışmaya başlasa bile, akış hızı düşük tutuluyor ve tam kapasiteye dönüş için önemli bir zaman dilimi gerekiyor. Bu durum, Yanbu’dan yapılan sevkiyatların tamamen normale dönmesini engelliyor.
Piyasanın genel değerlendirmesi ise, alternatif güzergahın teknik olarak açık olsa bile, maliyet ve güvenlik açısından hala baskı altında olduğunu gösteriyor. Suudi Arabistan’ın uzun yıllardır Hürmüz’e bağımlılığı azaltma stratejisinin merkezinde yer alan bu hattın, tek başına yeterli olmadığını ortaya koyuyor. Sigorta primleri, navlun ücretleri, güvenlik önlemleri ve yükleme takvimindeki aksamalar bir araya geldiğinde, Suudi petrolünün nihai maliyeti önemli ölçüde artabiliyor. Bu durum, özellikle Avrupa ve Akdeniz pazarlarına yönelik petrol akışını olumsuz etkileyebilir ve Brent petrol fiyatlarında aşağı yönlü bir denge oluşturmakta zorluklara yol açabilir.