Son zamanlarda yaşanan trajik olay, sadece bir şiddet vakası olarak kalmayıp, eğitim sistemlerimizin ve gençlerin zihnini şekillendiren sosyal medyanın rolünü de yeniden gündeme getirdi. 15 yaşındaki bir çocuğun, okul yakınlarında meydana gelen ve 11 öğrenciyi yaraladığı olay, toplumumuzun uzun süre hafızasında kalacak bir ders niteliğindedir. Bu olay, şiddetin kökenlerini anlamamız ve önleyici tedbirler almamız için bir fırsat sunmaktadır.

Uzman psikolog Esra Ezmeci, bu tür olayların karmaşık bir yapıya sahip olduğunu vurgulayarak, ‘Şiddet, bir çocuğun tek başına ortaya çıkabileceği bir durum değildir. Çoğu zaman, fark edilmeyen ya da ‘çocuktur, geçer’ denilerek ihmal edilen bir sürecin sonuçudur,’ diyerek, aile içi iletişim sorunları, zorbalık, arkadaş çevresi, okul ortamı, sosyal medyanın etkisi ve şiddet içerikleri gibi birçok faktörün etkileşimiyle ortaya çıktığını belirtiyor. Özellikle sosyal medyanın, şiddet algısını etkileyebilecek, ‘intikam’ temalı paylaşımların yayılmasına zemin hazırlayabileceği vurgulanıyor.

Olayın ardından yapılan araştırmalar, saldırganın dijital platformlarda popüler bir dizi olan ‘You’ dizisinin karakteri Joe Goldberg’e yönelik hayranlık notlarının bulunması dikkat çekici bir detay sunuyor. Uzman Ezmeci, ergenlik döneminin, gençlerin öfkesini, sevgisini ve nefretini ifade ettiği kritik bir dönem olduğunu, bu dönemde dış dünyadan uzak kalmanın artık mümkün olmadığını, sosyal medyanın kolay erişilebilir olması nedeniyle riskin arttığını vurguluyor. Gençlerin, özellikle de sosyal medyada tehlikeli figürleri rol model alabileceği ve bunun da şiddet eğilimlerini tetikleyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Bu durum, eğitim kurumlarının ve ailelerin sorumluluklarını daha da belirgin hale getiriyor. Çocukların ve gençlerin psikolojik sağlığını korumak, onları sosyal medyanın olumsuz etkilerinden korumak ve sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturmak büyük önem taşıyor. Okul yönetimleri ve öğretmenler, öğrencilerin şiddet eğilimlerini önlemek için gerekli önlemleri almalı, sosyal medyanın risklerini konusunda farkındalık yaratmalı ve öğrencilerin duygusal ihtiyaçlarını karşılayabilmelidir. Aileler ise çocuklarıyla düzenli iletişim kurmalı, onların sosyal medya kullanımını denetlemeli ve onlara sağlıklı değerler aşılamalıdır. Unutmayalım ki, bu olay, sadece bir öğrenci yaralama vakası değil, aynı zamanda toplum olarak hepimizin daha dikkatli ve bilinçli davranması gerektiğinin bir göstergesidir.