Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Birleşmiş Milletler'in 81. Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, iki ülke arasındaki geleceğin şekillenmesine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Paşinyan, Azerbaycan ile kurulacak yeni barış anlaşmasının, sadece mevcut anlaşmanın aşımı değil, aynı zamanda iki halkın ortak geleceği için sağlam bir zemin oluşturması gerektiğini vurgulayarak, bu sürecin ‘kurumsallaşması’ gerektiğinin altını çizdi. Bu yeni yapının, karşılıklı saygı ve güvenin temel üzerine inşa edilmesi gerektiği ve iş birliğinin her alanda güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

İki ülke arasındaki gerilimlerin sona ermesinden bu yana, ölüm veya yaralanma yaşanmadığına dikkat çeken Paşinyan, bu durumun, ortak iş birliğinin getirdiği değerli sonuçlara bir kanıt olduğunu ifade etti. Yüzyıllara dayanan ortak yaşam tecrübesine atıfta bulunan Paşinyan, bu tecrübeyi, devletlerarası ilişkilerin şekillendirilmesinde bir rehber olarak kullanma çağrısında bulundu. Bu yaklaşımın, her iki ülkenin de toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve siyasi bağımsızlığına saygı gösterilmesini sağlayacağını vurguladı.

Paşinyan, Ermenistan'ın, mayın temizleme çalışmalarında Azerbaycan ile sürdürdüğü iş birliğinin, bu süreçte daha da derinleştirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, çatışma sonucu Azerbaycan'da tutulan Ermenilerin, kendi topraklarına geri dönmesinin beklendiğini ve bu konuda gerekli koşulların oluşturulmasının önemine işaret etti. Paşinyan, zaman zaman iki ülkede görülen çatışmacı söylemlerin, olumsuz beklentileri beslediğini ve barış sürecini olumsuz etkileyebileceğini vurgulayarak, ortak tarihten ve kültürel mirastan beslenen anlayışın ön planda tutulması gerektiğini ifade etti.

Paşinyan, Türkiye ile olan üst düzey diyalogların devam ettiğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM kürsüsündeki açıklamalarını desteklediğini belirtti. Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin normalleşmesinin, Ermenistan'ın dış politika stratejisinin bir parçası olduğunu ve bu normalleşme sürecinin, Ermenistan-Türkiye demiryolunun açılmasıyla da pekiştirilmesi gerektiğini söyledi. Rusya ile olan ilişkilerin ise, dönüşüm sürecinde olduğunu, bu sürecin dostluk ve karşılıklı saygı ilkeleri çerçevesinde ilerlemesinin hedeflendiğini ifade etti. Azerbaycan ile var olan barış anlaşmasının, Ermenistan-Rusya ilişkilerinin de yeniden şekillenmesine yol açacağını vurgulayarak, bu ilişkilerin geleceğinin, ortak çıkarlar doğrultusunda şekillenmesini istedi.