Türkiye’nin siyasi sahnesinde son dönemde yaşanan karmaşık ilişkiler, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın açıklamalarıyla daha da derinleşti. İsmail Küçükkaya’nın sunduğu ‘Uyan Türkiyem’ programında yer alan Baş’ın değerlendirmeleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail politikaları ile ABD Başkanı Donald Trump’ın arasındaki ilişkiyi merkeze aldı. Baş, Trump’ın, İsrail Başbakanı Netanyahu’yu ve Erdoğan’ı sıklıkla ‘dostum’ şeklinde nitelemesini, dünyanın mevcut durumuyla çelişkili bir durum olarak yorumladı. Bu durum, iktidar blokları arasındaki farklı stratejileri ve ideolojik farklılıkları da gözler önüne serdi.
Erkan Baş, Erdoğan’ın İsrail ve Netanyahu’ya yönelik sert eleştirilerinin, Trump’la ilişkisini öne çıkarmasını, sorgulamaya açtı. “Dünyadaki bu kara düzenin en büyük temsilcisiyle dost olmaya mı ihtiyacımız var? Yoksa gerçekten dünyanın ezilenleriyle, dayanışmaya mı?” sorusu, iktidar ve muhalefet arasındaki temel değer çatışmasını somutlaştırdı. Ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in fon kriziyle ilgili soruşturma kapsamında adı geçen kişilerin isimlerinin açıkça belirtilmesi, kamuoyunda merak uyandırdı ve hükümetin şeffaflığına dair tartışmaları alevlendirdi. Baş, okullardaki güvenlik sorununa ve yaşanan trajik olaylara da dikkat çekerek, ilgili yetkililere acil çözüm üretme çağrısında bulundu.
Muhalif belediyelere yapılan operasyonlara ilişkin değerlendirmeleri de dikkat çeken Erkan Baş, Üsküdar ve Adalar’daki gelişmeleri “gasp” olarak tanımladı. “Halkın iradesi çalınmıyor, devletin gücü arkasına alınıp gasp ediliyor” yönündeki vurgusu, hukukun üstünlüğüne ve demokratik değerlere dair önemli bir tartışma zemini oluşturdu. Baş’ın, seçimi kaybeden iktidarın, yargı kararları ve belediye transferleriyle belediyelere el koyma stratejisini eleştirmesi, siyasi manipülasyon ve otoriter eğilimlerin bir göstergesi olarak değerlendirildi. Bu durum, seçim sonuçlarının demokratik meşruiyetini sorgulayan kesimler tarafından da desteklendi.
Programda ayrıca Hollandalı Türk şarkıcı Karsu da yer aldı. Karsu, yıllar sonra öğrendiği ilginç bir aile hikayesini anlattı. Yemen’e giden ve dönmeyen dedesinin varlığı, ailesiyle bağlantısını ortaya çıkardı. Şarkıcının annesiyle yaptığı sohbet sırasında, ailesinin Yemen Türküsü’ne olan bağlılığı, uzun yıllar sonra ortaya çıktı. Karsu, ailesinin hikayesini tiyatro ve konser projesine dönüştürmeyi hedefliyor. Anne olduktan sonra hayatında yeni bir sayfa açtığını ve oğlunun adının Blues olduğunu belirten Karsu, hayatındaki bu değişimi “yazılmamış bir kitaba” benzeterek, hayata bakış açısını da değiştirdi. Bu sıra dışı hikaye, hem aile sırlarının açığa çıkışını hem de sanatsal bir ifade biçimini bir araya getirerek dinleyicilere ilham verdi.”} attı: