İstanbul Bilgi Üniversitesi, kapatma kararına karşı öğrenci ve akademisyenlerin direnişi üçüncü gününe girdi. Cumhuriyet Üniversitesi'nde yaşanan benzer durumdan ders çıkarılan bir senaryo yaşanırken, üniversitenin rektörlüğünün aldığı kararlar öğrencilerin sokağa dökülmesine neden oldu. Kampüsün kontrolü tamamen öğrencilerin elinde ve güvenlik güçleri ile arasında gerilim devam ediyor.

Rektör Ege Yazgan’ın, kampüse öğrenci ve akademisyen girişine izin vermesi ve erzak girişini engelleme kararı, öğrencilerin direnişini daha da pekiştirdi. Bu karar, öğrencilerin ‘kampüsü kapatma’ yönündeki üniversite yönetimi kararına karşı gösterdiği ilk hamle oldu. Ancak, öğrencilerin kararlı duruşu ve meydan okuması, durumu daha da karmaşık hale getirdi.

Saat 14:00’te başlatılan eylem çağrısı, mezun ve öğrenciler tarafından okulun giriş kapısında yoğun bir topluluğun oluşturulmasına yol açtı. Barikatlar kurulan kapının önündeki bekleyiş, özel güvenlik ve çevik kuvvetin biber gazı ve ablukayla müdahalesiyle şiddetlendi. Bu sırada, öğrenciler gözaltına alınırken, güvenlik güçleri de barikatı güçlendirmeye devam etti. Üniversite içindeki öğrenci sayısı da yaklaşık yüzü bulmuş durumda ve kampüsün farklı noktalarında nöbet tutuyorlar.

Protestocuların talepleri, üniversitenin yeniden açılması, gıda ve su temini konusunda yaşanan ablakanın kaldırılması ve üniversite yönetiminin kararlarının yeniden gözden geçirilmesini içeriyor. Üniversite yönetiminin, sorumlu kurumlardan gerekli açıklamaların gelmemesi halinde derslerin ve kampüsteki hayatın öğrenciler tarafından planlanarak yeniden başlatılacağı yönündeki açıklaması, öğrencilerin direnişine güç vermeye devam ediyor. Üniversitenin kararıyla kapanan kampüs, öğrenci dayanışmasının ve direnişin sembolü haline geldi.