İstanbul, Ağustos 1989… Şehrin sıcak ve nemli havasında, hayatın ritmi her evde farklı şekillerde atarken, bir ailenin kapılarında ölümün gölgesi beliriyordu. Baba, kızlarına hakaret ve tehdit sözleriyle, “Sizi de Fatma gibi yapacağım” diyerek bir cinayetin tohumlarını ekmişti. Bu sözler, kızlarının hayatlarının akışını sonsuza dek değiştirecekti.
İki genç kız kardeş, babalarının bu acımasız sözleriyle baş başa kalıyordu. Fatma adında bir kadın olmamasına rağmen, babalarının sürekli kullandığı bu ifade, onlara bir korku ve belirsizlik hissi yaratmıştı. Annenin memleketten getirdiği kardeşler, babalarının şiddet ve tehdit davranışlarına dayanamayarak, sessizce polise başvurmuşlardı. Bu ihbar, hayatlarının en karanlık anlarından biriydi; babasının bu tehditleri, bir cinayetin ardında gizli kalmış olabileceği düşüncesini beraberinde getiriyordu.
Olayın çözülmesinde kritik rol oynayan Emekli Polis Memuru Adnan İlhan ve Habertürk'ün özel haberi için takip eden gazeteci Metin Yener, bu vahşi olayın sır perdesini aralamak için harekete geçtiler. İlhan, “Kızlarımızı dinledik. Babalarının ‘Fatma’ adında kimseyi tanımıyordu. Yazın babaları memlekete Giresun’a gitmişti. Giderken yanında da bir kadın olduğunu düşünmüşler.” diyerek soruşturmanın ilk adımını atmıştı. Kayıp başvurularının incelenmesi ve Fatma adında birinin bulunmaması, olayın karmaşıklığını daha da artırıyordu.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, şüpheli baba sorgulanmaya başladı. İlk başta yalanlar ve çelişkilerle dolu cevaplar veren baba, sonunda “Fatma” adında bir kadınla yasak bir ilişki yaşadığını itiraf etti. Bu itiraf, cinayetin ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmak için bir anahtar niteliğindeydi. Ancak, bu ilişkinin ne zaman, nerede ve nasıl başladığı gibi detaylar hala belirsizdi. Cinayet Masası ekipleri, bu detayları ortaya çıkarmak için yoğun bir çalışma başlattı. Şüpheli baba, sorgu sırasında çaresizlik ve pişmanlık duygularıyla doluydu. Sonunda, cinayetin nasıl işlendiğine dair kan donduran ayrıntıları aktaracaktı. O gün, İstanbul’da bir cinayetin sırrı, yıllar sonra ‘Sizi de Fatma gibi yapacağım’ sözleriyle aydınlanacaktı.