Ankara’da yaşanan gelişmeler, CHP’nin kurultay kararına itirazla birlikte partideki yönetim yapısında da ciddi değişikliklere yol açtı. Adliye kararıyla Kılıçdaroğlu’na geri dönüş sağlanan süreç, bir milletvekili tarafından beklenmedik bir istifa mesajı ve bağlılık beyanıyla daha da karmaşık hale geldi.

CHP’ye son dönemde katılan Adnan Beker, gazeteci Fatih Altaylı’ya verdiği bir röportajda, Kılıçdaroğlu ile çalışmayacağını açıkça ifade ederken, aynı zamanda bu bağlılık halinde istifa edeceğini duyurdu. Beker, Özgür Özel’in genel başkanlığındaki dönemde partinin merkez sağdaki güçlü bölgelerinde aktif rol almış, hatta kendi seçim otobüsünü genel merkezin önünde park ederek destek göstermişti. Bu durum, Kılıçdaroğlu’na olan bağlılığını somut bir eylemle ortaya koymuştu.

Röportajda Beker, Kılıçdaroğlu ile çalışmasının “iş olmaz” olarak gördüğünü belirterek, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olduğu parti ile benim işim olmaz” şeklinde net bir ifade kullandı. Bu açıklamanın ardından, “Bırakıyor musun CHP’yi?” sorusuna “Şu an için bırakmıyorum. Özgür Özel olduğu müddetçe bırakmam. O ne yaparsa ben de onu yaparım. Onun vatanseverliğini biliyorum. Onu yalnız bırakmam. O nereye ben oraya. Giderse giderim, istifa ederse ederim” yanıtını verdi. Ayrıca, Kılıçdaroğlu’nun yanında olmama konusundaki kararlılığını, mevcut yönetim altında kalmaya devam edeceğini vurguladı.

Beker’in bu açıklamaları, CHP içindeki bölünme ihtimali üzerine spekülasyonları da beraberinde getirdi. Partide en az 80 milletvekilinin Özgür Özel’den yana tavır aldığını belirten Beker, bir bölünmenin yeni bir parti kurulmasına yol açıp açamayacağını ise bilmediğini ifade etti. Ancak, Kılıçdaroğlu’na olan bağlılığını açıkça gösteren bu söylemleri, CHP’nin geleceği ve kurultay kararlarının nasıl şekilleneceği konusunda önemli soruları beraberinde yarattı.