ABD makamları tarafından yakalanan firari Umut Altaş, Gülistan Doku davasıyla ilgili son gelişmelerle adeta şok etkisi yarattı. FBI tarafından tutuklanan Altaş, Türkiye’ye iadesi için hukuki süreçlerin başlatılmasına neden oldu. Bu süreç, Doku ailesinin avukatının ifadeleriyle daha da kritik hale geldi. Avukat Ali Çimen, Altaş’ın Türkiye’ye gelerek olayları anlatma isteğini vurgulayarak, karakolda ve mahkemede dönmek istediğini belirtmesi halinde iade sürecinin hızlanabileceğini ifade etti.

Altaş’ın, eski patronuyla yaptığı telefon görüşmelerine ait ses kayıtları da dikkatleri üzerine çekti. Kayıtlarda Altaş, savcıya tüm bilgileri aktaracağını, Türkiye Cumhuriyeti’nin kendisine ulaşmasını istediğini ve katilin delillerle güvenlik güçlerine teslim edileceğini belirtti. Özellikle, cesedin valiliğe götürülmesi ve Vali Tuncay Sonel’in Altaş’a yönelik tehditleri, soruşturmanın yönünü değiştirdi. Altaş’ın iddiaya göre, vali cansız bedenin yerinin belirlenmesi konusunda plan yapıyor ve Altaş’ı bu durumu asla ifşa etmemesi konusunda 4-5 saat boyunca baskı uyguladı.

Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, Altaş’ın valilikle ilgili iddialarının doğruluğunu teyit etti. Bu iddia, soruşturmanın merkezine yerleşerek, Vali Sonel’in de dahil olduğu bir komployu göz önüne serdi. Altaş’ın ifadesi, Gülistan Doku’nun cesedinin olay yerinden koruma görevlisi Şükrü Eroğlu tarafından gri araçla alınarak valiliğe götürüldüğünü ve Vali Sonel ile Eroğlu’nun cansız bedenin başında saatlerce plan yaptığını ortaya koydu.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, operasyonun başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini duyurarak, Interpol, FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi’nin koordineli çalışmasını vurguladı. Bakan, kırmızı bülten ve geçici tutuklama talebinin uluslararası alanda iletildiğini, teknik verilerin paylaşildiğini ve firari suçluların sınır ötesinde takip edildiğini açıkladı. Çiftçi, toplumsal vicdanı yaralayan hiçbir dosyanın karanlıkta kalmayacağını, gerçeğin ortaya çıkarılacağını ve hukuki hesapların sorulacağını söz altına aldı. Bu gelişmeler, Gülistan Doku davasının çözüm sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.