NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 11 Eylül saldırılarının 25. yılı anıtında yaptığı açıklamada, Rusya’nın askeri üretimindeki ve silahlama çabasındaki ivmenin ittifak için önemli bir güvenlik meselesi olduğunu vurguladı. Bu durum, özellikle siber saldırılar, sabotaj eylemleri ve hava sahası ihlalleri gibi yeni tehditlerin ortaya çıkmasıyla birlikte, NATO’nun savunma hazırlıklarını artırma ihtiyacını beraberinde getiriyor. Rutte, ittifakın, Rusya’nın bu yönetsel güçlenmesine karşı, daha dirençli ve proaktif bir savunma stratejisi geliştirmesi gerektiğini belirterek, bu stratejinin, hem mevcut hem de potansiyel gelecekteki tehditlere karşı etkili olmasını sağlayacağını ifade etti.
NATO’nun, Ukrayna’daki savaş deneyiminden edindiği dersler doğrultusunda, özellikle insansız hava araçları (İHA) ve yapay zeka teknolojilerinin savaşta kullanımındaki etkinliği, savunma planlarına entegre edilmekte. Bu bağlamda, Avrupa ülkeleri ve Kanada, savunma harcamalarını ve üretim kapasitelerini artırarak, Rusya’nın askeri yeteneklerine karşı koyabilecek bir güç oluşturma hedefiyle hareket ediyor. Rutte, bu artışların, sadece askeri alanda değil, aynı zamanda genel sanayi kapasitesinin de savunma üretimi için kullanılmasına yönelik stratejik bir dönüşümü temsil ettiğini belirtti.
Ancak, Rusya’nın askeri üretimindeki bu büyüme, NATO’nun en büyük endişe kaynağı olarak karşılıyor. Rutte, Rusya’nın savunma sanayiinin dışındaki üretim alanlarına da yöneldiğini, hibrit operasyonlardaki yeteneklerini geliştirdiğini ve bu durumun, NATO’nun mevcut savunma stratejilerini yeniden değerlendirmesini gerektirdiğini vurguladı. Bu nedenle, ittifak, Rusya’nın potansiyel saldırılarına karşı daha geniş bir yelpazede hazırlıklı olmak zorundadır. Genel Sekreter, Rusya’nın NATO topraklarına yönelik geniş çaplı bir saldırısını “son derece düşük ihtimal” olarak değerlendirse de, bu ülkenin askeri kapasitesindeki artışın göz ardı edilemeyeceğini, bunun NATO’nun savunma hazırlıklarını sürekli olarak güncelleyerek, iyileştirmesini gerektirdiğini kaydetti.
<Son olarak, Rutte, NATO’nun Ukrayna’daki ortak NATO-Ukrayna yapısında elde edilen deneyimlerin, savunma planlarına yansıtıldığını ve NATO’nun Rusya’nın askeri faaliyetlerine karşı daha etkili bir yanıt verebilmesi için, bu deneyimlerden ders çıkarmaya devam ettiğini belirtti. Rusya’nın, kritik altyapı hedeflerine yönelik operasyonlarında kaydedilen ilerlemenin, NATO’nun savunma stratejilerini daha da hassas bir şekilde şekillendirmesi gerektiğini vurguladı. Bu süreçte, Rusya’nın hibrit operasyonlarına verilen yanıtların da kamuoyuna açıklanmaması, desteği azaltmaması gerektiği vurgulandı.