Ankara’nın kalabalık sokaklarında yaşanan ve bir aileyi derinden sarsan olay, hukuk camiasında da önemli tartışmalara yol açtı. 8 yaşındaki bir çocuk, sünnet sonrası tedavi sürecinde yaşadığı olayları anlatırken, ‘dayım bana böyle yaptı’ diyerek cinsel istismar iddialında bulunmuştu. Bu iddialar üzerine başlatılan soruşturma, ailenin temelini sarsan bir davet oluşturmuştu.
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2024 yılında yürütülen kapsamlı inceleme sonucunda, sanık R.Ö. hakkında iddianame hazırlanmıştı. Ankara Batı 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul gören iddianame, sanığın yeğenlerine yönelik ‘cinsel istismar’ eylemleriyle ilgili suçlamaları içeriyordu. Sanık R.Ö., çocuklardan birine yönelik eylemleri nedeniyle ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçundan en az 15 yıl hapis cezasına kadar mahkum edilebilme riskini taşıyordu. İddianamede, soruşturma sırasında hazırlanan Çocuk İzlem Merkezi Değerlendirme raporu da mağdur çocuğun beyanlarının tutarlılığını doğruluyordu.
Duruşma, mağdur çocuğun avukatları, Aile Bakanlığı vekili, mağdur çocuğun babası, dedesi ve amcası gibi çeşitli tarafların katılımıyla Ankara Batı 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Sanık ve sanık avukatı ise Elazığ’dan SEGBİS (uzaktan görsel ve işitsel yayın sistemi) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Savcılık, esas hakkındaki mütalaasını sunarken, sanığın ‘suçu işlemediğinin sabit olmaması’ nedeniyle beraatini talep etti. Ancak, mağdur çocuğun avukatı, dosyanın içeriği ve raporlar doğrultusunda sanığın cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, taraflar arasındaki husumeti, mağdur çocuğun ifadelerindeki çelişkileri, yeminli tanıkların anlatımlarını ve diğer delilleri dikkatlice değerlendirdikten sonra sanık R.Ö.’nün üzerine atılı suçu işlemediği gerekçesiyle beraat kararı verdi. Ancak, mağdur çocukların avukatları karardan memnun kalmazken, kararın istinafa taşınacağını açıkladı. Bu durum, sürecin henüz bitmediğini ve adaletin yerini bulmak için üst mahkemelerin kararını beklediğimizi gösteriyor.