İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü kapsamlı fon soruşturması, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın mahrem tuttuğu detayları gün yüzüne çıkarma sürecinde önemli bir kilometre taşı oluşturdu. Savcılıkla yapılan görüşmelerde Turhan’ın, holdingin finansal operasyonlarına dair çarpıcı açıklamaları, soruşturmanın karmaşıklığını ve potansiyel suç unsurlarının varlığını daha da belirginleştirdi. Bu yeni gelişmeler, fonların nasıl hareket ettiği, hangi şirketler aracılığıyla transfer edildiği ve bu süreçte kimlerin rol oynadığı konularında önemli ipuçları sunuyor.
Soruşturma sırasında Turhan, holding bünyesindeki çeşitli fonların ve hisse işlemlerine ilişkin detayları aktarırken, özellikle ‘Katılımevim’ hisselerinin ve PYŞ (Pusula Portföy Yönetim Şirketi) ile ilgili tartışmalı hareketlerin merkezde olduğunu ortaya koydu. Fondan elde edilen gelirlerin farklı fonlarda kullanıldığı, temerrüde düşen fonlardaki yaklaşık 5-6 milyar liralık tutarın ise farklı yollarla harcandığı iddiaları, soruşturmanın odağını daha da yoğunlaştırmıştı. Turhan’ın, şirketlerin değerlemesi ve satın alımları konusunda da şaşırtıcı açıklamalar yaptığı dikkat çekti; örneğin, Gündoğdu şirketinin satın alınmasının ve ardından değerinin 105 milyar liraya yükselmesinin nasıl gerçekleştiği konusunda net bir yanıt veremedi.
İfadeler sırasında Savcılık, Turhan’ın finansal bilgi düzeyine ve piyasa takibine yönelik de sorular yöneltmiş, özellikle de para piyasası fonlarının ne olduğunu bilmediği iddiası büyük bir şaşkınlık yaratmıştı. Ayrıca, Muhammed Yarız’ın SPK tarafından alınan işlem yasağı ve idari yaptırım cezasına dair bilgisizliği de dikkat çekici bir durum olarak kayıtlara geçmişti. Savcılığın, Turhan’ın 2 Ocak 2024-16 Eylül 2026 tarihleri arasındaki toplam bankacılık işlem hacminin (74 milyar 204 milyon 716 bin 81 lira) kaynağını sorması, soruşturmanın finansal derinliği ve detaylara gösterilen hassasiyetini ortaya koymuştu. Turhan’ın, bu tutarın farklı şirketler ve hesaplar arasında dolaşması nedeniyle büyüdüğünü savunması, soruşturmanın karmaşıklığını artırmıştı.
Şu an için soruşturmanın resmi bir sonuca ulaşmadığı, ancak Serdar Turhan’ın ifadesinin, soruşturma ekibine önemli bir yol haritası çizdiği belirtiliyor. Turhan’ın açıklamaları, fonların nasıl manipüle edildiği, hangi şirketlerin bu süreçte kullanıldığı ve bu operasyonlarda yer alan diğer şahısların kimler olduğu sorularının pekiştirmesi ve soruşturmanın yeni boyutlara taşınmasında etkili olacaktır. Savcılığın, Turhan’ın ifadesini ve diğer elde edilen delilleri birleştirerek kapsamlı bir analiz yapması, soruşturmanın amacına ulaşmasında kritik bir rol oynayacaktır.