Bağlar ilçesinin sessiz köşesi Tavşantepe Mahallesi'nde, 2024 yazının ortasında yaşanan talihsiz bir olay, bir ailenin hayatını sonsuza dek değiştirdi. 8 yaşındaki Narin Güran'ın kayboluşu, bölge halkı için büyük bir endişe kaynağı olmuştu. Ancak, yakında gerçekleşen keşif, bu umutsuzluğa bir son vermeyecekti; aynı zamanda acı bir gerçeği de gözler önüne serecekti.
Mahalle yakınlarındaki Eğertutmaz Deresi'nde, 2024 sonbaharının ortasında Narin'in cansız bedeni bulunmuştu. Bu trajik keşif, uzun süren bir soruşturmanın ardından, Narin'in ölümüne yol açanların kim olduğunu belirlemeye yardımcı olmuştu. Ailenin içindeki bireyler ve dışarıdan etkilenen kişiler, karmaşık bir şebekenin parçası olarak, çocuğun hayatına mal olmuştu.
Mahkeme, Narin'in ölümüyle ilgili soruşturmanın ardından, anne Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran'ı, “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Ayrıca, Narin'in cansız bedenini dereye bıraktığına dair delilleri gizlemeye çalışmış olan komşu Nevzat Bahtiyar'a da “suç delilleriyi yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Bu kararlar, toplumda derin yankılar uyandırmış, adaletin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmıştı.
Yargıtay'ın kararı, Güran ailesinin üç üyesine verilen cezaları onadı. Ancak, Nevzat Bahtiyar'ın durumu farklı şekle dönüştü. Yargıtay, Bahtiyar'ın “kasten öldürmeye yardım” suçundan soruşturulmasını kararlaştırdı ve bozma kararı sonrası sanık yeniden hakim karşısına çıktı. Sonunda, Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Bu durum, adaletin titizliğine ve delillerin önemine bir örnek teşkil etti. Son olarak, dava sürecinde yayılan dezenformasyonla mücadele kapsamında, 99 sosyal medya hesabı erişime kapalı hale getirildi. Bu, dijital çağda bilgi kirliliğinin ne kadar tehlikeli olduğunu ve dezenformasyonun adalete nasıl zarar verebileceğini gösteren bir örnek olarak kabul edildi.