Binyamin Netanyahu’nın Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’ne yapacağı önemli bir zirve öncesinde, güvenlik endişeleri uçak seçimini de derinden etkiledi. Netanyahu’nun uçağı, New York’un kalabalık havalimanları yerine, BM Genel Merkezi’ne yaklaşık 106 kilometre uzaklıkta bulunan New York Stewart International Airport’a (SWF) iniş yaptı. Bu durum, sadece bir güvenlik önlemi değil, aynı zamanda Birleşmiş Milletler delegasyonu Zohran Mamdani’nin potansiyel engelleri önceden görmesiyle şekillenmiş bir stratejik tercih olarak yorumlanıyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu hakkında çıkardığı tutuklama kararı hala yürürlükte olmasına rağmen, Başbakan’ın ABD’ye seyahati sırasında Yunanistan, İtalya ve Fransa hava sahalarını kullanması, güvenlik protokollerinin karmaşıklığını gözler önüne serdi. Bu durum, uluslararası hukuk ve güvenlik arasındaki hassas dengeyi bir kez daha tartışmaya açarken, Netanyahu’nun ekibinin, olası riskleri minimize etmeye yönelik kapsamlı bir plan uyguladığını gösteriyor.
İsrail basını, Netanyahu’nun BM Genel Merkezi’ne yakın bir havalimanı yerine SWF’yi tercih etmesinde, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin, kentteki havalimanlarında İsrail Başbakanı’nın uçağının beklemesine izin vermeme beklentisinin etkili olduğunu vurguladı. Geçtiğimiz yıl BM 80. Genel Kurul oturumlarında Netanyahu’nun kürsüye çıktığında birçok ülkenin temsilcisinin protesto etmesi ve salonu terk etmesi, Başbakan’ın BM’deki konumuyla ilgili endişeleri daha da pekiştirmişti. Neredeyse tamamen boş bir salona hitap etmek zorunda kalan Netanyahu, bu durumun zirveye de yansıyacağını öngörüyordu.
Tel Aviv hükümeti, Gazze’ye yönelik devam eden saldırılar, işgal altındaki Batı Şeria’daki toprak gaspları, Suriye ve Lübnan’a yönelik operasyonlar ve BM salonunda beklenen protestolar nedeniyle, bu yıl da BM Genel Kurul oturumunda dikkatli bir yaklaşım sergileyecek. Bu durum, Netanyahu’nun BM’deki temaslarının, güvenlik ve siyasi hassasiyetin en üst düzeyde gözetiminde yürütüleceğini gösteriyor.