Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Özbekistan’ın 35. yıl dönümünü coşkuyla kutlarken, aynı zamanda iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin ivme kazanması için önemli adımlar attı. Taşkent’e gerçekleşen ziyaret, sadece bir kutlama etkinliği değil, aynı zamanda turizm, kültür ve eğitim alanlarında derinlemesine temasların başlangıcı oldu. Bakan Ersoy’un Özbekistan’daki etkinliğindeki temel amaç, iki ülke arasındaki köprüleri güçlendirmek ve ortak projelerle geleceğe yön vermektir.

Ziyaretin ilk aşaması, Özbekistan Turizm Komitesi Başkanı Abdulaziz Akkulov ile yapılan görüşmeyle başladı. Bu buluşmada, iki ülke arasındaki turizm potansiyeli, uçuş ağlarının genişletilmesi, ortak destinasyonlar ve turizm ürünlerinin tanıtımı gibi konular detaylı bir şekilde ele alındı. Bakan Ersoy, Türkiye ile Özbekistan arasındaki tarihsel ve kültürel bağların turizm ilişkilerine nasıl güç kattığını vurgulayarak, 2025 yılında Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısında 650 binin üzerine çıkacağımızı ve 2026’nın ilk yedi ayında 406 binin aşacağını ifade etti. Bu hedefler, iki ülke arasındaki turizmde yeni bir dönemin başlayacağını işaret ediyor.

Ziyaretin önemli bir parçası da, “Mâtürîdî’nin Düşünce Dünyası” adlı eserin Özbekçe çevirisi ve tanıtım programı oldu. Bu etkinlikle, Türk dünyasının önemli düşünürlerinden İmam Mâtürîdî’nin mirası Özbekistan’a ulaştırılırken, aynı zamanda Türkiye ile Özbekistan arasındaki kültürel dayanışma güçlendirildi. Bakan Ersoy, bu tür projelerin, “asırlar önce ortaya konmuş büyük eserlerle çağımızın kültürel üretimi arasında canlı bir bağ kurmamızı” sağladığını belirtti. Bu bağ, sadece geçmişle geleceği birbirine bağlamaz, aynı zamanda iki ülke arasındaki iş birliğinin de temelini oluşturuyor.

Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın TEDA Programı kapsamında Özbekistan’da 25 eserin çevirisi ve yayımı için destek verilmesi, yayıncılık alanındaki iş birliğinin derinleşmesine katkı sağladı. Bu program, 4 bin 832 eserin 101 ülkede 70 farklı dile çevrilmesi için önemli bir rol oynuyor. Toplumların birbirini tanımasının, kültürel ilişkilerin kalıcılığı açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Ersoy, “Birbirinin dilini, edebiyatını, sanatını ve kültürünü tanıyan toplumlar arasındaki bağlar çok daha güçlü ve kalıcı olur” dedi. Yunus Emre Enstitüsü’nün Özbekistan’daki faaliyetleri de bu bağlamda büyük önem taşıyor. Taşkent Yunus Emre Türk Kültür Merkezi, iki ülkenin ilim, kültür ve sanat çevrelerini buluşturan kalıcı bir ortak üretim zemini olarak hizmet veriyor.”}p>