Küresel finans piyasalarında önemli bir değişim yaşanıyor. ABD ekonomisinin dayanıklılığının sergilediği güçlü veriler, beraberinde dolar endeksinde gözle görülür bir yükselişin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu yükselişin altında yatan birçok faktör bulunuyor; özellikle de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) sıkı para politikaları ve Orta Doğu'daki devam eden jeopolitik gerilimler önemli bir rol oynuyor.
Ekonomik göstergeler, ABD'nin son dönemde beklenenin üzerinde bir büyüme potansiyeli gösterdiğini ortaya koyuyor. Özellikle imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), eylül ayında rekor seviyelere ulaşarak piyasaların beklentilerini aşmayı başardı. Bu durum, ABD ekonomisinin genel olarak güçlü bir performans sergilediğini ve Fed'in faiz artışlarına devam etme konusundaki kararlılığını destekliyor. Aynı zamanda, hizmet sektörü PMI'sindeki de yükseliş, bu güçlü trendi pekiştiriyor.
Ancak bu olumlu tabloyu gölgeleyen faktörler de mevcut. Yüksek enerji fiyatları, Fed'in enflasyonla mücadele konusundaki şahin tutumunu daha da pekiştirmesine neden oluyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, bankanın gelecek ay politika faizini 25 baz puan artırma olasılığının yüzde 70'e yükseldiğini gösteriyor. Bu durum, doların değer kazanmasına katkıda bulunuyor. Ayrıca, Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, yatırımcıların güvenli liman olarak doları tercih etmesine yol açıyor.
Piyasalar, Fed'in politikalarına ilişkin beklentileri sürekli olarak güncelleyerek dolar endeksini şekillendiriyor. Rabobank'tan Jane Foley gibi uzmanlar, ABD'deki güçlü PMI verilerinin Fed'in şahin üyelerini endişelendirebilecek ölçüde bir canlılık olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Foley'nin analizine göre, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr'ın daha fazla faiz artırımına ihtiyaç duyulabileceğine ilişkin açıklamaları, piyasalarda Fed'in faiz artışlarına devam edeceğine dair beklentileri hızlandırıyor. Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz artışlarına devam etmesi beklenen süreçte, Avro Bölgesi'nin enerji ithalatçısı olması nedeniyle Avro'nun dolar karşısında değer kaybetme potansiyeli bulunuyor. Bu durum, doların yükselişini desteklemeye devam ediyor.
Uzmanlar, dolar endeksinin kısa vadede 100-100,5 bölgesine geri dönebilir olduğunu, ancak önümüzdeki ABD veri açıklamalarından herhangi birinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda piyasaların ekim ayında Fed'den bir faiz artırımını tamamen fiyatlamasına ve kısa vadeli faizlerin daha da yükselmesine yol açabileceğini belirtiyor. Dolar/yen paritesindeki hızlı yükseliş, Japon yetkililerinin müdahale etme ihtimalini de beraberinde getiriyor. Bu tür bir müdahale, doların diğer para birimleri karşısında genel olarak zayıflamasına yol açabilir.