İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen karmaşık bir soruşturma, CHP’nin 38. Kurultayı’na ilişkin iddialarla sonuçlanırken, 13 önemli ismin sulh ceza hakimliğine sevk edilmesi dikkatleri üzerine çekti. Bu iddialar, siyasi arenada büyük yankı uyandırdı ve soruşturmanın detayları kamuoyunun gündeminde yer aldı. Gözaltına alınan şüpheliler, savcılığın koordinasyonuyla ifadelerinin alınmasının ardından tutuklama talepleriyle mahkemeye çıkarıldı.

Soruşturmanın merkezinde, kurultay sürecinde oy tercihleri karşılığında menfaat sağlandığına dair iddialar yer alıyor. Bu iddialar, çeşitli belediye yöneticilerinin ve delegelerin ifadeleriyle şekillenirken, özellikle de Özkan Yalım’ın bazı isimlere yönelik yaptığı iddialar dikkat çekti. Gülhan Aydın, Yalım’ın kendisini kurultayda kimi desteklediğini sorduğunu ve ardından çocuklarının çalışıp çalışmadığını öğrenerek kızının telefonunda yapılan görüşmeyi aktarırken, Yalım’ın “iş bulma konusunda yardımcı olabilir mi” diye danışmasını da anlattı. Aydın, kızının CV’sini Yalım’a göndermesinin kendi yönlendirmesiyle olmadığını savundu ve Yalım’ın iddiasını, çocuklarının CHP’li belediyelerde işe alınması şartıyla Özgür Özel’i destekleyeceğini reddetti. Bu ifade, soruşturmanın içine CHP’nin iç dinamiklerini de çekerek karmaşıklığını artırdı.

Soruşturmaya dahil olan diğer isimler de farklı iddialarda bulundu. Melda Tanışman Tutan, CHP İl Başkan Yardımcısı olarak görev yaparken, eşinin Çekmeköy Belediyesi’nde ve erkek kardeşinin Beşiktaş Belediyesi Fen İşleri’nde çalışması nedeniyle soruşturma kapsamında yer aldı. Tutan, kardeşinin işe başlamasının kurultayla ilgisi olmadığını ve kurultaydan yaklaşık bir yıl sonra gerçekleştiğini savundu. Savunma tarafı, kardeşin işe giriş tarihinin geç olmasını “kurultay pazarlığı olsaydı bir yıl beklemezdi” şeklinde yorumladı. Safi Karayalçın ise Beşiktaş ve Küçükçekmece Belediyesi’nden iş alması nedeniyle soruşturma kapsamında yer aldı. Karayalçın, Beşiktaş’tan aldığı ihalenin kurultaydan önce olduğunu ve o tarihte kurultay gündeminin bulunmadığını savundu. Hayati Kaya’nın ifadesi ise dikkat çekici detaylar içerdi. Kaya, Ümraniye il delegelerinden Aydın isimli bir kişinin oğlunun belediyede işe sokulduğunu duyduğunu beyan ederek, soruşturmanın belediye düzeyinde etkileşimlerini ve potansiyel yolsuzluk iddialarını öne sürdü.

Metin Kaya’nın Kemal Kılıçdaroğlu ile hemşehrilik ve uzaktan akrabalık bağına vurgu yapması ve kurultayda oy kullanma hakkı olsaydı Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini ifade etmesi, soruşturmanın siyasi boyutunu da ortaya koydu. Ayrıca, İstanbul İl Kongresi’nde Cemal Canpolat’ın listesinde yer alması ve listeyi görünce tarafsız kalması da Kaya’nın ifadelerindeki farklılıkları oluşturdu. Savcılığın, elde edilen tüm bilgileri değerlendirerek 13 şüphelinin tutuklanma talebinde bulunması, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını ve ilerleyen süreçte daha fazla gelişme yaşanabileceğini gösteriyor.”}p>