ABD'nin liderliğindeki küresel arenadaki ilişkilerde önemli bir dönüm noktasını işaret eden son anket verileri, Amerikan kamuoyunun Çin'e bakış açısında belirgin bir değişim olduğunu ortaya koyuyor. Pew Research ve Chicago Council on Global Affairs tarafından gerçekleştirilen araştırmalar, olumsuz görüşlerin hala ağırlığını korurken, olumlu eğilimlerin de güçlendiğini gösteriyor. Bu durum, ikili ilişkilerin geleceği hakkında önemli ipuçları sunuyor.
Anketler, son yıllarda Çin'e yönelik olumlu bakış açısının artış gösterdiğini, ancak olumsuz algının hala hakim olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle 2021'deki verilerde, Çin'e olumlu bakanların oranı yüzde 11 iken, 2026'ya geldiğimizde bu oran yüzde 19'a yükselmiş. Bu artış, Çin'in ekonomik ve teknolojik gelişmelerine yönelik bir farkındalık yaratmış gibi görünüyor. Ancak, olumsuz görüşlerin toplamda hala %54'ü (%68'den düşmüş olsa da) bulunuyor.
Chicago Council on Global Affairs'ın gerçekleştirdiği anket, Amerikan kamuoyunun Çin'le işbirliğini desteklediğini ve ülkeyi bir tehdit olarak görmekten ziyade, işbirliği alanlarının genişletilmesini tercih ettiğini gösteriyor. Bu anket, ABD'lilerin %57'sinin ülkelerinin Çin'le dostane ilişkiler kurması gerektiği görüşünü paylaştığını, %40'ının ise Çin'in gücünün sınırlandırılmasını desteklediğini ortaya koyuyor. İlginç bir şekilde, Çin'in 'topraklarını genişletme hedeflerinin' ABD için 'kritik bir tehdit' olarak algılanması 2022'de %52 iken, 2026'da bu oran %41'e düşmüş. Bu durum, ABD'nin Çin'in askeri faaliyetlerine yönelik endişelerinin azaldığını gösteriyor.
Uzmanlar, bu değişimin nedenlerini farklı faktörlere bağlarken, Kovid-19 salgınının etkilerinin azalması, Çin'in teknoloji alanındaki hızlı ilerlemelerinin farkına varılması ve Donald Trump döneminde uygulanan ticaret politikalarına yönelik hoşnutsuzluğun bu değişimde etkili olduğuna işaret ediyor. Bu faktörlerin bir araya gelmesi, ABD'lilerin Çin'e bakış açısını yeniden şekillendirmiş olabilir. Ancak, bu eğilimlerin uzun vadede nasıl bir seyir izleyeceği ve ikili ilişkilerde ne gibi sonuçlar doğuracağı henüz belirsizliğini koruyor.