Devlet Tiyatroları’nın mali hesaplarında gözden geçirilen veriler, kurumun yolluk giderlerinde yaşanan sert bir dönüşümü ortaya koyuyor. Yurt dışı görevlerde sanatçı ve teknik ekibe ödenen harcırahların, beklenmedik bir şekilde sınırlandırılması ve oyuncuların gelirlerinden kesintiye gitmesi, kurum içinde ve kültür sanat dünyasında ciddi tartışmalara yol açtı. Bu durum, artan giderler ve bu giderlere yönelik uygulanan kısıtlamalar arasındaki çelişkiyi, kurumun mali politikasının nasıl şekillendiğini sorgulamaya davetiye çıkarıyor.
2026 yılı ilk altı aylık dönemde, Devlet Tiyatroları’nın yolluk harcamaları 160 milyon 622 bin 851 lirayı aşarak rekor bir seviyeye ulaşmış durumda. Bu aynı dönemde, “Vanya Dayı” adlı oyunu için Moskova’ya gönderilen ekibe, özellikle dikkat çeken bir durum ortaya çıktı: Ekibin, seyahatleri boyunca elde edebilecekleri tüm harcırahın sadece yarısını kabul etmeleri ve geri kalanını iade etmeleri talep edildi. Bu, oyuncuların yolluklarını doğrudan azaltan, performanslarını ve turne sürecini olumsuz etkileyebilecek bir uygulamaydı. Dilekçede yer alan ifadeler, yetkililerin harcırahı artırarak, daha sonra kısmen geri almalarını planladıklarını gösteriyor.
Bu durum, uzun yıllardır tiyatro sahnesinde çalışan birçok sanatçının tepkisini çekmiş durumda. Çalışanlar, bu tür bir uygulamanın ilk kez karşilaştıklarını ve kurumun mali politikalarının şeffaf olmadığını savunuyorlar. Aynı zamanda, harcırahların sınırlandırıldığı dönemde, kurumun toplam yolluk harcamasının 2025 yılı içinde 177 milyon 239 bin 644 liraya ulaştığı, 2026 yılının ilk altı ayında ise 160 milyon 622 bin 851 lirayı aştığı belirtiliyor. Bu rakamlar, kurumun mali tablolarında gözle görülür bir artış gösterdiğini ve bu artışın nedenleri hakkında daha detaylı bir inceleme yapılmasını gerektiğini işaret ediyor.
Bu gelişmeler, Devlet Tiyatroları’nın mali mevzuatı ve yolluk politikaları üzerine ciddi soruları beraberinde getiriyor. Turne görevine katılan sanatçı ve teknik ekibe ödenen yollukların, kurumun çalışma mevzuatında açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, Moskova’ya gönderilen ekibe uygulanan bu özel durum, kurum içinde ve dışarıda merak uyandıran bir tartışma konusu haline geldi. Kurumun yetkilileri, bu uygulamanın neden yapıldığını, diğer turnelerde de benzer bir durumun yaşayıp yaşanmadığını ve bu gider kısıtlamalarının kurumun sanatsal faaliyetlerini nasıl etkileyeceğini kamuoyuna açıklığa kavuşturmakla yükümlü bulunuyorlar.”}