İstanbul’un kalbi Eminönü’nde, 31 Aralık 2024 tarihinde yaşanılan olay, hem yerel halkın hem de kamuoyunun dikkatini çekmeyi başardı. Bursa’dan İstanbul’a gelen Aslıhan Yıldırım ve kız kardeşi Gözde Yıldırım, Galata Köprüsü üzerinde yaşanan sözlü taciz ve ardından gelen fiziksel saldırı ile büyük bir travma geçirdi. Olayın detayları, adaletin tecelli etmesi için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Olayın ilk aşaması, kardeşlerin Karaköy’deki otellerinden ayrılıp Eminönü’ndeki meşhur balık ekmekçilerden birinde mola yapmasıyla başladı. Ancak, bu sıradan an, tanımadıkları bir grup tarafından sözlü tacize dönüşerek, daha sonra fiziksel saldırıya uzandı. 5 kişilik şüpheli grubun ilk etapta küfürlü ve aşağılayıcı ifadelerle yaklaşması, ardından da Aslıhan Yıldırım’a yönelik şiddetli bir yumruk darbesiyle sonuçlandı. Bu olay, Yıldırım’ın burnunu kırmasına ve olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatılmasına neden oldu.
Olayın tanığı olan Aslıhan Yıldırım, hakim önünde çarpıcı bir ifade sergiledi. Yıldırım, yaşadığı travmayı ve adalete duyduğu güveni dile getirerek, “Ben bir kadın cinayetine kurban gitmek istemiyorum, başka bir kadının da kurban gitmesini istemiyorum, başka bir anne ağlasın istemiyorum. Bu tür eylemlerin en üst sınırından cezalandırılmalarını talep ediyorum” diyerek, adaletin yerini bulmasını istedi. Şüphelilerden Baran B. ve Doğukan Ö. halen tutuklu bulunurken, diğer şüphelilerden Ahmet K. ve İbrahim M. A. da adli kontrol şartıyla serbest kalmıştır. Olayda yer alan Adnan C. ise 2 ay önce vefat etmiştir.
Soruşturma kapsamında elde edilen bilgiler, şüphelilerin kimliklerinin belirlenmesine ve olayla ilgili daha detaylı bir soruşturmanın yapılmasına olanak sağlamıştır. Şüphelilerden Baran B. ve Doğukan Ö.’nün, uyuşturucu ticareti gibi farklı suçlardan dolayı da tutuklu olduğu belirtilirken, Aslıhan Yıldırım’ın yaşadığı bu travmatik olay, kadınların güvenliğine yönelik ciddi bir uyarı niteliği taşımaktadır. Adalet mekanizmasının bu tür olaylarda etkin rol oynaması, mağduriyet yaşayan kadınların haklarını koruma açısından hayati önem taşımaktadır.”}çıkartılması talep ediyor.