Berlin'in kalbinde, Soğuk Savaş'ın izlerini taşıyan, yaban hayatına ev sahipliği yapmış Tegel Havalimanı'nda eşi benzeri görülmemiş bir dönüşüm süreci başlatılıyor. Bu monumental proje, şehrin tarihi mirasını modern yeniliklerle harmanlayarak, eğitim, araştırma ve teknoloji alanlarında bir merkez oluşturmayı amaçlıyor. Havalimanının, savaş zamanlarında Berlin'e umut ve destek getirmiş, stratejik öneme sahip varlığı, şimdiye dek sadece bir uçuş alanına ev sahipliği yapmıştı.
90 günde hızla inşa edilen bu dev yapı, uçuş trafiğine kapandıktan sonra Berlin'in şehir planlama vizyonerleri tarafından yeniden şekillenme ihtiyacı duymuştu. Şimdi ise, bu yeniden şekillenme süreci, “Urban Tech Republic” adını taşıyan kapsamlı bir dönüşüme dönüşecek. Eski kargo depoları, bugünden itibaren ileri teknoloji inovasyon ve araştırma alanına ev sahipliği yapacak. Bu dönüşüm, şehrin teknolojik gelişimine ivme kazandırırken, aynı zamanda geçmişin izlerini koruyarak, modern bir yaşam alanının temelini oluşturacak.
Projenin merkezinde, sürdürülebilir yaşam anlayışını benimseyen “Schumacher Mahallesi” adında bir pilot yerleşim alanı yer alacak. Bu modern yerleşim alanı, araç trafiğinin minimuma indirildiği, doğayla uyumlu bir yaşam sunmayı hedefliyor. Ayrıca, arazinin büyük bir bölümü, nadir türlere ev sahipliği yapan ve korunması gereken doğal peyzaj alanlarına ayrılacak. Bu sayede, hem şehrin geleceği için sürdürülebilir çözümler üretilirken, hem de çevresel hassasiyetler göz ardı edilmeyecek.
Projenin tamamlanmasıyla, Tegel Havalimanı, Berlin'in bilim ve yaşam merkezi haline dönüşecek. Yıkım ve inşaat çalışmalarının büyük bir kısmı tamamlanmış durumda ve dönüşümün 2026 yılının sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Bu eşsiz proje, tarihi bir mirasın modern işlevlerle buluştuğu, şehir için yeni bir başlangıç noktası oluşturacak ve Berlin'in geleceğine yön verecek.”}