Günlük hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen cep telefonları, aslında birer kaynak yığınıdır. Atılan, unutulan bu cihazlar, beklenmedik bir servet kaynağına dönüşebiliyor. Sanılanın aksine, her bir telefon içinde önemli miktarda altın, bakır ve diğer değerli metaller barındırmaktadır. Bu durum, kaynakların daha verimli kullanılmasını ve atıkların çevreye olan etkisinin azaltılmasını hedefleyen ‘şehir madenciliği’ kavramını desteklemektedir.

Dünya Ekonomik Forumu ve Birleşmiş Milletler’in (BM) verileri, şaşırtıcı detayları ortaya koymaktadır: Bir metrik tonluk cep telefonunda bulunan altın miktarı, aynı ağırlıkta altın cevherine göre neredeyse 100 kat daha fazladır. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) tarafından yapılan çalışmalar ise, yaklaşık 1 milyon cep telefonunun geri dönüştürülmesiyle 34 kilogram altın elde edilebileceğini göstermektedir. Bu da, her bir telefonun ortalama 34 miligram altın içerdiğini ifade eder. Dünyada yılda üretilen 62 milyon metrik tonluk e-atık, toplamda 91 milyar dolar değerinde değerli metallere sahiptir. Bu değerin büyük bir kısmı, 15 milyar dolarla altın, 19 milyar dolarla bakır ve 16 milyar dolarla demirden oluşmaktadır.

Ancak bu potansiyel servetin büyük bir bölümü, kayıt dışı faaliyetler nedeniyle henüz ticarileştirilememektedir. Raporlara göre, oluşan e-atıkların yalnızca %22,3’ü resmi kanallar aracılığıyla toplanıp belgelenmektedir. Ürünlerin kısaldığı, tamir imkanlarının kısıtlandığı ve geri dönüşüm altyapısının yetersiz olduğu durumlar, e-atık miktarının 2030 yılına kadar 82 milyon metrik tona ulaşmasına neden olmaktadır. Bu durum, değerli metallerin sanayi ölçeğinde geri kazanımını zorlaştırmaktadır.

Değerli metallerin geri kazanımı, yüksek taşıma maliyetleri ve arıtma zorlukları nedeniyle büyük hacimli sevkiyatlar gerektirmektedir. Umicore gibi şirketler, devre kartı işleme süreçlerinde 10 tonluk minimum sevkiyat şartı koşarken, kayıt dışı geri dönüşüm faaliyetleri, çevresel riskleri artırmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), denetimsiz ortamlarda kullanılan açıkta yakma ve asit banyosu gibi yöntemlerin havaya, toprağa ve su kaynaklarına zehirli maddeler karıştığını uyarmaktadır. Bu durum, özellikle çocuklar ve hamile kadınlar üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Elektronik atıkların güvenli bir şekilde geri dönüştürülmesi için, cihazların tamir edilerek kullanılması, verilerin silinmesi ve özel toplanma merkezlerine yönlendirilmesi gibi önlemler alınmalıdır.”}

Not: Bu makaledeki bilgiler, www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflardan derlenmiştir.

Tüm telif hakları Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş.'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2023 - Tüm hakları saklıdır. Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş.

Bu içerik, güncel veriler ve uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanmıştır. Ancak, geri dönüşüm süreçleri ve çevresel etkiler sürekli değişebilir.

Sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmak için, elektronik atıklarınızı doğru şekilde yönetmeye özen gösterin.