İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde yürütülen geniş çaplı uyuşturucu operasyonunda, isimleri sırlanan bir zincirleme başlatıldı. Ünlülere yönelik yapılan baskınlarda, aralarında tanınmış oyuncu Aras Bulut İynemli, şarkıcı Sefo, eski futbolcu Hasan Şaş ve oyuncu Melis Sezen’in de yer aldığı 24 kişi gözaltına alınmıştı. Hakimliğe sevk edilen şahıslardan ikisi tutuklu, diğerleri ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkan çarpıcı ifadeler, operasyonun karmaşıklığını ve uyuşturucu ağının ne kadar derinlere inmiş olduğunu gözler önüne serdi.
Soruşturma kapsamında tutuklanan müzik direktörü Aytaç Kart, evinde bulunan ve uyuşturucu madde içerikli olduğu tespit edilen esrar ve kokainin kendisine ait olduğunu kabul etti. Kart, 'Etkin pişmanlık' hükmünden faydalanmak amacıyla suçunu itiraf ederek, 'Uyuşturucu madde kullanıyorum fakat hiçbir zaman uyuşturucu madde satmadım veya aracılık etmedim' şeklinde ifade verdi. Bu itiraf, soruşturmanın akışını değiştiren önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.
Ancak olayların en şok edici anlarından biri, bahçe büfesinde kuryelik yapan Rıfat Atlı’nın yaptığı açıklamadan geldi. Atlı, uyuşturucu madde temin ettiği ve satışını yaptığı kişilerin iletişim bilgilerini savcılığa teslim ederek, 'Etkin Pişmanlık' talebinde bulundu. Atlı, özellikle 'Süleymaniye Sherk', 'Küçük Pazar Shrek' ve 'Çapo' lakaplı torbacıların kimlik bilgilerini ifşa ederek, soruşturmanın genişlemesine katkıda bulundu. Bu durum, uyuşturucu ticaretinin sadece satıcılarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kurye ve destekçilerinin de ağın içinde yer aldığını gösterdi.
Soruşturma ekibi tarafından tutuklanan kuyumcu Sayat Zurnacı, ‘kavanoz’ ve ‘poşet’ konuşmalarının esrarla ilgili olduğunu kabul ederek, bu maddelerin satış amacıyla değil, saklama amacıyla kullanıldığını savundu. Zurnacı, eğlence mekanları ve düğünlerde uyuşturucu kullandığına tanık olduğu bazı isimleri ve oyuncuları da belirterek, 'Etkin Pişmanlık' talebinde bulundu. Bu ifade, operasyonun içine dahil olan geniş sosyal çevreyi ortaya koyarken, aynı zamanda suç örgütünün operasyonel yapısı hakkında da önemli ipuçları sundu. Ayrıca, uyuşturucu ticaretinin sadece madde tedarikiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda madde saklama ve kullanma faaliyetlerinin de örgüt tarafından kontrol edildiğini gösterdi.