İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, sermaye piyasasında yaşanan hareketliliklerle ilgili geniş kapsamlı soruşturmasının merkezinde yer alan Tera Yatırım Holding’in üst düzey yöneticileri, savcılığın detaylı sorgularına yanıt vermişlerdir. Emre Tezmen, eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ve bağımsız yönetim kurulu üyeleri Kerem Alkin ile Emre Alkin’in ifadeleri, soruşturmanın yönünü değiştiren kritik bilgiler sunmaktadır. Bu ifadeler, şirketin mali operasyonları, hisse senedi fiyatlarındaki ani yükselişler ve yatırımcıların mağduriyetine dair önemli ipuçları içermektedir.

Sorgularda, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, fonların şirketin kendi hisselerini yükseltmek amacıyla kullanılıp kullanılmadığına dair sorularla karşı karşıya kalmıştır. Tezmen, stratejik yatırım kararlarının kendisinin aldığı kararlar olduğunu belirtirken, fonların hisse senedi alım satımıyla ilgili doğrudan bir sorumluluğu olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, piyasadaki 280 milyar liralık hisse senedi değerindeki artışın, gerçek bir değerleme olmadığını, bunun bir şişme yükseliş olduğunu savunmuştur. Savcılığın, şirket sahiplerinden hisse fiyatını yükseltme karşılığında elden para alınıp alınmadığına dair sorduğu sorulara ise Tezmen, böyle bir ilişkinin olmadığını yanıtlamıştır.

Eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk’ün ifadesi ise daha çarpıcı detaylar içermektedir. Öztürk, portföy yöneticiliğinin sadece formal bir görev olduğunu, hisse senedi işlemlerinde herhangi bir karar almadığını belirtmiştir. Vişne hisselerindeki işlemlerle ilgili rahatsızlık duyduğunu ve bu konuda uyarıda bulunduğunu dile getirmiş, SPK’nın incelemesine konu olan bu işlemlerin ardından portföy yöneticiliği görevinden ayrıldığını açıklamıştır. Öztürk’ün, fon yöneticiliği görevinden ayrılmasının ardından da Tera Grubu ile çalışma ilişkisinin tamamen sona erdiğini vurgulaması, soruşturmanın akışını etkilemiştir.

Soruşturmanın devamında, Tera Yatırım’ın piyasa değerindeki bu dramatik artışın nedenleri ve bununla bağlantılı olarak yaşanan istifaların ardındaki gerçekler de aydınlatılmaya çalışılmaktadır. Savcılığın, Tera PYŞ fonlarının temerrüde düşmesi sonucu mağdur olan binlerce yatırımcıya yönelik sorumluluğu sorgulaması, Emre Tezmen’in yaşananlardan üzgün olduğunu ancak Tera’nın veya yöneticilerinin kusurunun bulunmadığını belirtmesiyle karşı karşıya kalınmıştır. Ayrıca, 28 Ağustos 2026’da Özen Kuzu’ya yapılan 1 milyar 159 milyon 772 bin liralık transferle ilgili detayların ortaya çıkması, soruşturmanın karmaşıklığını artırmıştır. Bu durum, şirketin finansal operasyonlarında şeffaflık eksikliği ve potansiyel manipülasyon iddialarını güçlendirmektedir.