Bursa’nın kırsal kesimindeki Bağlı Mahallesi’nde hayata geçirilecek olan heyecan verici bir proje, beklenmedik bir engellemeyle son buldu. 280 bin TL’lik bir yatırımla yürütülen ve değerli tarihi eserlerin peşinde koşan girişimciler tarafından hazırlanan define arama operasyonu, bölgenin arkeolojik zenginliklerinin korunması adına yeni bir düzenlemeyle karşı karşıya kaldı.

Projenin ilk aşaması olan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci, bölgenin 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillendiği öğrenildi. Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün aldığı 27 Ocak 2026 tarihli karar, projenin yasal çerçevesini ortadan kaldırarak, bölgede define arama faaliyetlerinin imkansız hale gelmesine neden oldu. Bu durum, projeyi yapanların hayal kırıklığını beraberinde getirdi.

Proje planları, yaklaşık 50 metrekarelik bir alanda, 2 metreye kadar inilerek, darbeli kırıcı ve el aletleri kullanılarak 7-15 gün içinde tamamlanması hedefleniyordu. 6 kişilik bir ekip, 2 arkeolog, 2 kolluk görevlisi ve 2 işçi olmak üzere bölgede çalışacaktı. Yatırımın büyük bir kısmı izin süreçlerine ayrılacakken, geri kalan bütçe ekipman ve işçilik giderlerini kapsıyordu. Ancak, sit alanı tespiti bu planları suya düşürdü.

Bölgenin sadece arkeolojik değil, aynı zamanda doğal açıdan da önemli bir değer taşıdığı ortaya çıktı. Proje alanı, “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” statüsünde yer alıyordu. Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün aldığı karar doğrultusunda, bölgede define kazısı faaliyetleri kesinlikle yasaklanarak, projenin yasal statüsü tamamen sona erdi. Bölge, daha önce tespit edilmemiş bir doğal koruma alanı olarak da sınıflandırıldı, böylece bölgeye ek bir koruma katmanı eklendi.