Türkiye'nin eğitim arenasında yeni bir gerilim yaşanıyor. Yargıtay tarafından terör örgütü statüsüne dahil edilen Hizbuttahrir, laik eğitim ve karma eğitime karşı yoğun bir kampanya yürütüyor. Bu kampanya, yalnızca eğitim metodolojisine değil, aynı zamanda toplumun temel değerlerine dair ciddi soruları da beraberinde getiriyor. Örgütün, Türkiye'nin propaganda yayını olan Köklü Değişim Dergisi'nin gençlik yapılanması aracılığıyla başlattığı ‘Neslimiz Tehlikede Kurtuluş İslâmî Eğitimde’ operasyonu, laikliğin ve seküler yaşamın eleştirisini merkeze yerleştiriyor.
Kampanya, özellikle İstanbul, Ankara, Bursa, Adana, Gaziantep, Şanlıurfa, Konya, Kocaeli ve Aydın gibi büyük şehirlerde düzenli panellerle ve tartışmalarla şekilleniyor. Şanlıurfa'daki panel gibi etkinliklerde, ‘laik eğitim ifsat eder, İslami eğitim ihya eder’ sloganıyla laik düzemin ‘laik-kapitalist nizam’ olarak tanımlanması, laik eğitimin, Tanrı’nın emirlerine bağlı olmayan bir yaşam tarzını teşvik ettiği ve bireyde ‘kimlik bunalımı’na yol açtığı savunuluyor. Panelistler, eğitimin, yaşamın her alanına nüfuz ederek insanları dünya merkezli bir düşünce yapısına indirgediğini ve bu nedenle İslami eğitim sisteminin tek ve doğru çözüm olduğunu iddia ediyor.
Örgütün sosyal medya platformlarında da sürdürdüğü operasyonlarda ise, seküler yaşam tarzının gençleri ‘sahte kimlikler’ arayışına sürüklediği ve bu durumun ‘kimlik bunalımına’ neden olduğu iddia ediliyor. ‘İslami kimlik’ altında bir yaşamın, gençlerin gerçek benliklerini keşfetmelerine ve özgürleşmelerine yardımcı olduğu savunuluyor. Bu yaklaşım, eğitimin sadece bilgi aktarımıyla sınırlı kalmaması, aynı zamanda bireyin ahlaki ve dini değerlere uygun bir şekilde yetişmesine yönelik bir rehberlik sunması gerektiği fikrini ön plana çıkarıyor.