Küresel ekonomik manzaranın, savaşların ve tedarik zincirindeki aksaklıkların etkisiyle son derece hassas bir noktada seyrettiğini belirten İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sektörümüzün karşı karşıya olduğu zorlukların boyutunu çarpıcı bir şekilde özetledi. Özellikle Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna arasındaki gerilimlerin, küresel ticaret akışlarını derinden etkileyerek, sanayi için yeni ve karmaşık sorunlar yarattığını ifade etti. Bu durum, ekonominin genel performansı üzerinde ciddi bir baskı oluştururken, yatırım kararlarını da olumsuz etkilemektedir.
Bahçıvan, 2026 yılına dair büyüme projeksiyonlarının, mevcut jeopolitik riskler ve enflasyonist baskılar altında oldukça cılıza indiğini vurguladı. Sanayi sektörünün, ekonomik büyüme trendinden saparak, negatif bir ayrışma göstermesi, sektörümüz için ciddi bir uyarı niteliğindedir. Bu durum, sektördeki şirketlerin rekabet gücünü azaltırken, yeni yatırımları da engelleyebilir. Enflasyonun, sanayi üzerindeki en büyük ve en belirgin kırılganlık olarak kalmaya devam ettiğini, bu durumun sektörün genel sağlığı açısından kritik bir sorun teşkil ettiğini de ekledi.
Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, enflasyonun sadece bir fiyat artışı problemi olmadığını, aynı zamanda sanayenin üretim kapasitesini ve istihdamını da olumsuz etkileyen bir sorun olduğunu vurguladı. Özellikle, enflasyonun sanayideki üretimi zayıflatmaması gereken bir mücadele gerektirdiğini, aksi takdirde enflasyon sorununun, üretim ve arz tarafında yeni sorunlara dönüşme riskinin bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin, emek yoğun sektörlerden vazgeçme lüksünün olmadığını ve bu sektörlerdeki üretim, istihdam ve rekabet gücünün korunmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Bu bağlamda, sanayi sektörünün, yenilikçi çözümler üreterek ve verimliliği artırarak, enflasyonist baskılara karşı direnç göstermesi gerektiği altını çizdi.