Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Atina'nın son hamlesini, ülkenin diplomatik temsilcilerinin geçmişte yaşamış olduğu travmatik olaylarla ilgili bir bağlama oturtarak, derinden kınadı. 17 Kasım terör örgütünün katılımıyla gerçekleştirilen, 1990'ların başında Türk diplomatlarına yönelik düzenlenmiş saldırıların ardındaki faillerden biri olan Aleksandros Yotopulos'un, 21 Mayıs 2026 tarihinde şartlı tahliyesinin, Türkiye'nin uluslararası arenadaki hassasiyetini ve güvenlik kaygılarını bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtiyor.

Bu olay, aynı zamanda 1991 yılında Atina Büyükelçiliğimiz Basın Ataşesi Çetin Görgü'nün acı kaybettiği ve 1994 yılında Atina Büyükelçiliğimiz Müsteşarı Haluk Sipahioğlu'na karşı gerçekleştirilen girişimleri de hatırlatıyor. Bu tür suikastlar, diplomatik misyonlarımızın güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye atmış ve Türkiye'nin uluslararası ilişkilerindeki itibarını zedelemeye yönelik planlar içeriyordu. Bu nedenle, bakanlık, Yunan makamlarının bu kararın, geçmişte yaşananları yeniden alevlendirebileceğinden endişe ettiğini açıkça ifade ediyor.

Dışişleri, bu durumun, şehit diplomatların ailelerine yönelik duyulan saygıyı da ihlal ettiğini vurguluyor. Yotopulos'un serbest bırakılması, ülkeye ve özellikle de Türkiye'ye yönelik geçmişte yaşanan şiddet eylemlerinin hafife alınması anlamına gelebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Bakanlık, Yunan makamlarını, terörizmle mücadele stratejilerini gözden geçirmesi ve uluslararası standartlara uygun olarak, geçmişte hüküm giymiş kişilerin cezalarının tam olarak uygulanması konusunda harekete geçmesi çağrısında bulunuyor.

Türkiye Dışişleri, bu kınamayı, Yunanistan'ın uluslararası hukuk ve insan haklarına saygı gösterme yükümlülüğü ile birlikte sunuyor. Bu durum, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını koruma ve uluslararası alanda adil bir şekilde temsil edilme hakkını da müdafaa etmek adına atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bakanlık, benzer olayların tekrar yaşanmaması için Yunan makamlarından gerekli önlemleri almasını talep ediyor.”}