Bursa’nın Gürsu ilçesinde, bir avukatın ardı ardına yaptığı şiddetli hareketler, kamuoyunda büyük tepki uyandırdı. 26 yaşındaki avukat Hatice Kocaefe, ticari anlaşmazlıklar sonucu 40 yaşındaki Elif Çalışkan’ın kız kardeşiyle birlikte silahlı saldırıya uğradı. Olay, hayatı pahasına sonuçlanan bir cinayete dönüşürken, hukuki süreçte de baroların ve avukatlık mesleğinin savunma hakkı açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Olay, 28 Nisan tarihinde saat 17:00 sıralarında Gürsu’nun Ağaköy Mahallesi’nde yaşandı. Hakkı Çetin isimli şahıs, Elif Çalışkan’ın kız kardeşi Hatice Kocaefe ve ailesine yönelik, soğuk hava deposu işletiyordu. Çetin, ticari bir anlaşmazlık sonucu yaşanan gerginlikler nedeniyle, kız kardeşinin yanında bulunan Kocaefe’ye silahla ateş açtı. Bu ani saldırı, Kocaefe’nin göğsünden geçiren bir kurşunla anında ağır yaraladığı, hayatının son bulduğu bir trajedeye dönüştü. Olayın ardından başlatılan soruşturma, çeşitli şüphelilerin yakalanmasına ve adli süreçlerin başlamasına yol açtı.
Olayın hemen ardından, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan iki şüpheli, emniyete devredildi. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi, soruşturmayı yürütürken, Hakkı Çetin’in 5 ayrı suçtan kaydı olduğu belirlendi. Polis, olaya karışan 6 kişiyi daha gözaltına alarak soruşturmanın genişletilmesi sağlandı. Hakkı Çetin, emniyetteki ifadesinde, ticari anlaşmazlıklar ve icra takibi nedeniyle sinirlendiğini, bu durumdan dolayı şiddete başvurduğunu anlattı. Olayın, ticari bir anlaşmazlığın sonucu olarak yaşandığına dair iddialar, olayın karmaşıklığını artırmıştı.
Olayın ardından, Bursa Adliyesi önünde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve diğer baro başkanları bir araya geldiler. Bursa, Kocaeli, Yalova, Sakarya, Tekirdağ, Gaziantep, Mardin ve Eskişehir baroları başta olmak üzere çok sayıda avukat, meslektaşlarının öldürülmesine karşı bir duruş sergiledi. Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef alınan avukatların korunması gerektiğini vurgularken, hukuki süreçlerin avukatların savunma hakkını da güvence altına alması gerektiği mesajını verdi. Duruşma öncesinde, avukatlar tarafından yapılan bu toplu dayanışma, hukukun üstünlüğüne ve avukatlık mesleğinin savunma hakkı açısından önemine dair bir mesaj niteliğindeydi.