İzmir’in kentsel dönüşüm projeleri arasında yer alan Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi’ne ilişkin devam eden soruşturma, dikkatleri eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e çevirmiş durumda. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve İzmir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame, Soyer’in yanı sıra diğer isimlerin ‘zimmet’ suçuna yardım etme suçlamasıyla yargılanmasına yol açtı. Bu gelişme, Soyer’in uzun süredir devam eden tutukluluk sürecine yeni bir boyut ekliyor.

İddianamede, Soyer ve diğer sanıkların kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin davalara dahil olduğu ve bu süreçte “zimmet suçuna yardım etme” ve “zimmet” suçlamaları yöneltildiği belirtiliyor. Mahkeme, iddianamenin kabul edilmesinin ardından sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Ancak bu kararın, soruşturmanın karmaşıklığı ve eksiklikleri nedeniyle büyük eleştirilere sahne olduğunu belirtmek gerekiyor. ‘Yedeğin yedeği’ tutukluluk süreci, özellikle sanıkların farklı dosyalarla ilişkilendirilmesi ve delillerin yetersizliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Soyer’in avukatları, mahkeme kararını eleştirerek, sanığın suç kastının gösterilmediğini ve MASAK verileriyle kanıtlanan beraatini hatırlatıyor. Ayrıca, kooperatifçilik modelinin kentsel dönüşümde önemli bir rol oynadığını ve bu nedenle kooperatifçiliği desteklemenin suç sayılmasına imkan olmadığını vurguluyor. Bu durum, yargı sürecinin hukuki ve mantıksal açıdan hatalı olduğunu gösteriyor.

Mahkeme tarafından verilen kararda, “toplanması beklenen deliller ve suçun vasfı” ifadeleri kullanılmış. Bu yaklaşım, 4 yıldır toplanmayan delillerin önümüzdeki iki ayda toplanacağı ve ‘zimmet’ ile suçlanan sanıkların adli kontrollerinin ve yurtdışı çıkış yasaklarının kaldırılacağı anlamına geliyor. Ancak bu durum, hukukun üstünlüğüne ve adil yargılanmaya aykırı bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Tunç Soyer’in derhal tahliyesinin talep edilmesi, bu hukuksuz sürecin sona ermesi için en önemli adım olarak görülüyor.”}p>