Birleşmiş Milletler'in kalbinde, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD yönetimine yönelik son derece sert bir yanıtla kürsüye çıktı. Trump'ın zorbalık politikalarına karşı duruşunu bir kez daha net bir şekilde ifade ederek, ülkesinin direnişini vurguladı. Pezeşkiyan'ın konuşması, uluslararası arenada İran'ın tavrını yeniden şekillendirme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Pezeşkiyan, ABD'nin Gazze'deki saldırılarına ve İran'a yönelik yaptırımlarına doğrudan eleştirilerde bulunarak, “Trump şunu bilmelidir ki İran halkının yaptırımlar, artan baskılar ve giderek yoğunlaşan zorbalık karşısındaki direnişi yalnızca daha da güçlenecektir. Biz asla başımızı eğmeyecek, asla diz çökmeyeceğiz” diyerek, meydan okuma tutumunu pekiştirdi. Bu söylem, İran halkının dayanıklılığını ve ülkenin bağımsızlığını koruma kararlılığını vurgularken, aynı zamanda ABD'nin zorbalık politikalarının başarısızlığını da ima ediyor.
Konuşmasının ilerleyen kısımlarında, Pezeşkiyan ABD'nin İran'ı ‘terörizmin sponsoru’ olarak etiketlemesine, liderinin suikaste uğramasına ve masum sivillerin hayatına mal olması gibi iddialara karşı argümanlar sundu. İsmail Haniye'nin suikaste uğraması ve Gazze'de yaşanan insanlık trajedisi, Pezeşkiyan'ın duygusal bir tonla aktardığı birer örnek olarak sunuldu. Bu noktada, Pezeşkiyan’ın, İran’ın kendi kendini savunma hakkını ve uluslararası hukukun ihlal edilmesine karşı duruşunu da savunarak, uluslararası toplumun dikkatini bu konuya çekmeyi amaçladı.