İstanbul’da yürütülen kapsamlı bir fon soruşturması, Tera Grubu’nun yönetim kademelerinden iki önemli ismi, Kerem ve Emre Alkin’in ifadelerinin dikkat çekici detaylar barındırdığını ortaya koydu. Savcılığın soruları karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeyen Alkin kardeşler, Tera Yatırım’ın olağan dışı değer artışıyla ilgili açıklamalar yaparken, şirketin finansal operasyonlarına dair önemli ipuçları da verdiler. İfadeler, soruşturmanın seyrini değiştirecek potansiyel bulgular içerdi.
Soruşturmanın ilk aşamasında, Alkin kardeşlerin Tera Portföy Yönetim AŞ’deki görevleri ve istifaları üzerine yoğunlaşılmıştı. Emre Alkin, yaklaşık iki aylık görev süresini, yalnızca tanışma toplantılarıyla sınırlı tuttuğunu belirterek, şirketin imza sirkülerlerinde adının yer almadığını savundu. Ancak, şirketin fon krizi öncesinde peş peşe istifa etmesi, soruşturmanın odak noktası haline geldi. Kerem Alkin ise kardeşinin istifasıyla ilgili olarak, iki gelişmenin birbirinden bağımsız gerçekleştiğini savunarak, herhangi bir bağlantı olmadığını vurguladı.
Soruşturmanın en dikkat çekici noktalarından biri, Tera Yatırım’ın piyasa değerindeki inanılmaz artışıydı. Savcılığın, “Tera Yatırım’ın yaklaşık 1,4 milyar TL olan piyasa değerinin 1 yılda 280 milyar TL’ye çıkmasının sebebi nedir?” sorusuna verilen cevaplar, karmaşık ve çelişkiliydi. Emre Alkin, holdingin sürekli büyümesi nedeniyle iştiraklerinin değer kazanacağı bir algının oluşmuş olabileceğini belirtirken, Borsa ile ilgili doğrudan bir bilgi sahibi olmadığını ifade etti. Kerem Alkin ise hisselere ve fonlara yatırım yapanların SPK raporuyla daha net görülebileceğini ve arz-talep ilişkisini piyasa değerindeki artışın temel sebebi olarak gösterdi. Ayrıca, şirketteki yönetim kurulu toplantılarının sayısının da düşük olduğunu, yalnızca üç toplantının yapıldığını belirtti.
Alkin, şirkette riskin erken saptanması komitesi çalışmalarını yürütürken, hazırladığı risk raporlarında menkul değerler, likit rasyosu ve ani çıkışlara ilişkin “çok detaylı uyarılar” bulunduğunu kabul etti. Ancak, müdafisi tarafından sunulan belgeler, Alkin’in raporlarında fonlardan toplu bir para çıkışı durumunda şirketin sorun yaşayabileceği konusunda ciddi endişelerin dile getirildiğini gösteriyordu. Bu raporların, soruşturma dosyasına dahil edilmesi, olayın karmaşıklığını daha da artırdı. Kerem Alkin, şirketteki görevinin, sermaye piyasası hakkında yeterli bilgisi olmadığı için herhangi bir yatırım yapmadığını, sadece risk raporlarını hazırladığını iddia etti.