Türkiye Sağlık Sistemi'nin geleceği kritik bir karara geldi! Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından getirilen MEDULA sistemi üzerindeki son düzenlemeleri, hekimlerin mesleki özerkliğine ve hastaların güvenliğine yönelik ciddi bir risk oluşturduğunu dile getirerek, bu uygulamanın derhal sonlandırılmasını talep etti.
MEDULA, kamu sağlık kurumları ile SGK arasında elektronik veri akışını kolaylaştıran bir sistem olarak kurulmuştu. Ancak, son değişikliklerle hekimlerin tıbbi işlemlere ilişkin kayıtları şahsi elektronik imzaları kullanarak kontrol etmesi ve onaylaması talep edilmeye başlandı. Bu durum, hekimlerin asli görev ve sorumluluklarını, yani hastaların teşhis, tedavi ve takip süreçlerini mesleki etik, bilgi ve bilimsel gerekler doğrultusunda yürütme yeteneklerini ciddi şekilde kısıtlamaktadır. Bu durum, tıbbi karar alma süreçlerinde hekimlerin uzmanlık ve tecrübesini değersizleştirmekte ve hasta haklarını koruma potansiyelini azaltmaktadır.
TTB'nin yazısında, faturalandırma, dönem sonlandırma, idari ve mali kontrol gibi işlemlerin, sağlık hizmeti sunumundan tamamen ayrı bir iş alanı oluşturduğu ve hekimlerin görev tanımları ve mesleki yetkinlikleri dışında kalan bir konuda yüzlerce veriyi tek tek denetleyerek onaylamasının, sağlık hizmetine ayrılmasının gereken değerli zamanı ve emeği boşa harcamak anlamına geldiği vurgulanmaktadır. Bu durum, özellikle yoğun hasta akışının olduğu durumlarda hekimlerin tedavi süreçlerine odaklanmasını engelleyerek, sağlık hizmetinin kalitesini düşürme potansiyeli taşımaktadır.
TTB, bu uygulamanın hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılıklar içerdiğini ve hekimlerde ve hastalarda yaratabileceği olası mağduriyetleri değerlendirilmesini talep etmektedir. Ayrıca, sistemin mevcut durumunu, hekimlerin mesleki özerkliğini ve hastaların güvenliğini sağlamak adına bu uygulamanın acilen sonlandırılmasını, alternatif çözümlerin araştırılmasını ve sağlık hizmetlerinin daha verimli ve hasta odaklı bir şekilde sunulmasını önermiştir. Bu kararın, Türkiye Sağlık Sistemi'nin geleceği için önemli bir dönüm noktası olacağı düşünülmektedir.