İstanbul’da gerçekleştirilen karmaşık finansal operasyonlarla ilgili devam eden inceleme, Tera Yatırım Holding’in lider kadrosunu sarsan bir dönüm noktası oluşturdu. Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ve üst düzey yöneticileri, piyasa değerinde inanılmaz bir yükselişin ardından gözaltına alındı. Bu gelişme, soruşturma kapsamında tutuklananların sayısını dokuz kişiye çıkardı. Ancak, soruşturmanın en dikkat çekici anlarından biri, Emre Tezmen’in ifadesi oldu. Tezmen, soruşturma sürecinde tüm sorumluluğu, Tera’nın portföy yönetim şirketi yöneticilerine yıkarak, fonun gelişimindeki tüm kararların ‘PYŞ’ (Parasal İşlem Şirketi) tarafından alındığını iddia etti. Bu iddia, fonun yatırım stratejileri, hisse senedi alım satımları ve patronlarla yapılan pazarlıklar konusunda şüphe uyandırdı ve soruşturmanın odağını değiştirdi.

Emre Alkin ve Kerem Alkin kardeşlerin ifadeleri de, soruşturmanın karmaşıklığını daha da artırdı. İki kardeş, Tera Yatırım’ın piyasa değerindeki çarpıcı artışla ilgili detayları savcılıkla paylaştı. Yönetim kurulu toplantılarının nasıl yapıldığı, şirketin risk analiz raporlarının nasıl hazırlandığı ve yatırım kararlarının nasıl alındığı gibi konularda önemli bilgiler ortaya çıktı. Savcılık, Alkin kardeşlere, Tera Yatırım’ın yaklaşık 1,4 milyar lira seviyesindeki piyasa değerinin, sadece bir yıl içinde 280 milyar liraya ulaşmasının ardındaki nedenleri sordu. İki kardeş, bu olağan dışı yükselişin, iştiraklerin değer kazanacağı beklentisiyle ilgili bir algı oluşturmuş olabileceğini savundu. Ancak, borsa işlemlerine doğrudan dahil olmadıklarını iddia ederek, soruşturmanın karmaşıklığını korudular.

İstifalar da soruşturmanın akışını etkileyen önemli bir unsur haline geldi. Emre Alkin, Tera Portföy Yönetim AŞ’de Temmuz 2026’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev aldıktan sonra, 17 Eylül’de istifa ettiğini belirtti. Kısa görev süresi boyunca sadece bir tanışma toplantısına katıldığını, yönetim kurulunun toplanmadığını ifade etti. Ayrıca, imza sirkülerlerinde adının yer almadığını savundu. Kerem Alkin ise Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’de Mayıs 2025’te bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev aldıktan sonra, 18 Eylül 2026’da görevinden ayrıldığını belirtti. Savcılık, iki kardeşin ardışık istifalarını sorgulayarak, bu durumun fon sorunuyla bağlantılı olup olmadığını denedi. Alkin, istifaların birbirinden bağımsız olduğunu savundu.

Soruşturmanın en kritik noktalarından biri, Tera Yatırım’ın piyasa değerindeki muazzam artışın nedenleri ve bu artışın nasıl gerçekleştiği konusuydu. Savcılık, Alkin kardeşlere, bu yükselişin ardındaki nedenleri açıklamalarını talep etti. İki kardeş, holdingin büyümesinin iştiraklerinin değer kazanacağı beklentisiyle ilgili bir algı oluşturmuş olabileceğini öne sürdü. Ancak, borsa işlemlerine doğrudan dahil olmadıklarını iddia ederek, soruşturmanın karmaşıklığını korudular. Bu gelişmeler, yatırımcıların Tera Yatırım’ın geleceği ve sermaye piyasasının güvenliği hakkında ciddi sorular sorma nedenini oluşturuyor.