Ulaşım altyapısının geleceği, toplumun ihtiyaçlarını ve güvenliğini gözeten bir yaklaşımla şekillenmelidir. Türk-İş, bugün yaptığı açıklamada, kamuya ait otoyol ve köprülerin özelleştirilmesinin, uzun vadeli stratejik hedeflere hizmet etmediğini ve potansiyel olarak önemli sonuçlara yol açabileceğini vurguladı. Konfederasyon, bu tür projelerde kârın, kamu hizmetinin temel ilkelerini gölgede bırakmasına karşı duruşunu sürdürmektedir.
Karayolları ve köprüler, sadece ulaşım ağı oluşturmakla kalmayıp, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın, sosyal adaletin ve ulusal güvenliğin vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu tür kritik altyapıların değerinin, yalnızca ilk ihale bedelinin ötesinde, gelecekteki getiri potansiyeli, toplumsal faydası ve ülkenin uzun vadeli ulaşım ihtiyaçları gibi unsurları da kapsayan kapsamlı bir değerlendirme ile belirlenmesi gerektiği savunulmuştur. Kâr odaklı bir yaklaşım, bu stratejik önemi göz ardı ederek, hizmet kalitesini düşürebilir ve uzun vadeli riskleri artırabilir.
Türk-İş'in bildirisinde, kamu hizmetlerinin korunması ve iyileştirilmesi için kapsamlı bir dizi öneri yer almaktadır. Bu öneriler, çalışanların iş güvencesinin sağlanması, ücretlerin enflasyona karşı korunması, sendikal hakların güçlendirilmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, KHK'lıların sorunlarının çözülmesi, taşeronluk uygulamalarının sonlandırılması, emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve yatırımcıların haklarının korunması gibi konuları kapsamaktadır. Ayrıca, sermaye piyasalarındaki mağduriyetlerin giderilmesi ve piyasa güveninin sağlanması da öncelikli hedefler olarak belirtilmiştir.