Kapadokya'nın dramatik manzaraları arasında, bir altın madeni gibi parlayan yeni bir proje yeşermeye hazırlanıyor. Bölgenin turizm potansiyelini artırmaya yönelik başlatılan bu girişim, sadece tarım alanında değil, aynı zamanda turizm sektöründe de büyük bir heyecan yaratıyor. Güray Tosun liderliğindeki bu proje, Kapadokya'nın iklim avantajlarını kullanarak, tıbbi aromatik bitkilerin –özellikle safranların– yetiştirilmesiyle bölgeye yeni bir ekonomik ve turistik değer katmayı hedefliyor.
Bu eşsiz üretim operasyonu, yaklaşık 2,5 dönümlük bir alanda başladı ve bölgenin kendine has iklim koşulları sayesinde safran yetiştiriciliği için ideal bir ortam sunuyor. Turizmci Tosun, safranın yüksek katma değerini ve beraberinde getirdiği emek yoğunluğunu vurgulayarak, bölgede daha önce yetiştirilen ürünlerle (buğday, arpa, patates, kabak) birlikte alternatif tarım ürünlerinin de değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Bu yenilikçi yaklaşım, Kapadokya'nın tarım çeşitliliğini artırırken, bölge ekonomisine de önemli katkılar sağlayabilir.
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, turizmle safran üretimini birleştirmek stratejisidir. Tosun, turizmci kimliğiyle, ziyaretçilere safran yetiştirme ve hasat süreçlerini yerinde göstermek, hatta hasat döneminde onları bu süreçlere dahil etmek gibi uygulamaları hayal ediyor. Bu sayede, Kapadokya'ya gelen turistler, sadece doğal güzellikleri görmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgenin tarım geleneklerini ve ürünlerini de deneyimleme fırsatı bulacak. Bu yaklaşım, hem bölge ekonomisine katkı sağlayacak hem de turizm deneyimini zenginleştirecektir.
Safran hasadı, elle yapılan detaylı bir işlemin ardından gerçekleşiyor. Her bir çiçekten elde edilen 350 adet içerisinde sadece 1 gram safran bulunuyor. Bu değerli ürün, kasım ayının başında, çiçeklerin açmasıyla birlikte özenle toplanarak kurutuluyor. Bu zahmetli süreç, ziyaretçilere safranın değerini ve üretimi hakkında benzersiz bir bakış açısı sunarken, aynı zamanda Kapadokya'nın doğal güzelliklerini ve tarım kültürünü deneyimleme fırsatı da sunuyor. Tosun'un hayalleri, bu 'kırmızı altın'ın hasatını sadece bir ürün elde etmekle sınırlı tutmayıp, Kapadokya'yı bir tarım turizmi cennetine dönüştürmekle dolu.