Van’ın kalbi Çatak, arıcılık tutkusuyla adını duyuran Vahap Semo ve Erkan Sevinç’in elinden çıkaran bir lezzet şöleni sunuyor. Bu seferki yolculukları, sadece bir bal toplama çabası değil, aynı zamanda doğanın gizli hazinelerini keşfetme fırsatı oldu. Dağların ve vadilerin arasında, kovanlardan ayrılan arıların izini süren arıcılar, Arnos Dağı’nın eteklerinde, 3 bin 547 metre rakımda, olağanüstü bir buluşma gerçekleştirdi: Bir ağacın kovuğunda, doğanın kendi yöntemleriyle ürettiği, benzersiz bir bal.

Çatak’ın eşsiz bitki örtüsü ve doğal yapısı, arıcılık için ideal bir ortam sunarken, bazı arı kolonileri ilkbahar döneminde kovanları terk ederek doğaya karışıyor. Bu arılar, ağaç kovukları ve kayalık alanlara yuva kurarak, herhangi bir insan müdahalesi olmadan, kendi özlerine sadık kalarak bal üretmeye devam ediyor. Vahap Semo ve Erkan Sevinç, bu doğal süreçleri yakından takip ediyor ve arıların oluşturduğu yuvaları tespit ederek, bu eşsiz ürünün ortaya çıkmasını sağlıyor. Bu zorlu görev, sadece bal toplamakla kalmıyor, aynı zamanda doğayla uyum içinde bir yaşam biçimini temsil ediyor.

Arnos Dağı’nın eteklerindeki bu yolculuk, arıcıların sabır ve azimleriyle sonuçlandı. Kayalık alanlardan, derelerden geçerek bölgeye ulaşan Semo ve Sevinç, önce duman kullanarak arıların hareketliliğini azalttı. Ardından, dikkatli bir şekilde ağacın kovuğundaki petekleri çıkardı. Bu, doğallığını koruyan ve katkı maddesi içermeyen balın, Türkiye’nin dört bir yanından gelen siparişler doğrultusunda müşterilere ulaştırılmasını sağladı. Bu bal, sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda doğanın bize sunduğu bir hediye olarak da kabul görmüş durumda.

Bu nadir ve değerli bal, genellikle 3 ila 10 kilogram arasında çıkıyor. Ancak, arıların yuvasının büyüklüğü ve üretim miktarı gibi faktörlere bağlı olarak bu değerler değişiklik gösterebiliyor. Vahap Semo, bu süreçte arıların yuva kurarken ve bal üretirken yaşadığı deneyimleri anlatırken,