İstanbul'un kalbinden yükselen bir hukuki süreç, Marmara Bölgesi'nin gözünü Silivri'ye çevirdi. İBB'ye açılan ve 51 tutuklu, 435 tutuksuz sanığı barındıran büyük yolsuzluk soruşturması, 86. duruşma gününde yeni gelişmeleriyle devam ediyor. Cumhuriyet Savcısı'nın hazırladığı iddianamenin ardından, davadaki sanıkların savunma haklarını kullanarak mahkemede önemli açıklamalar yapılıyor.
Duruşma salonunda, 325 kişilik tutuksuz sanık listesinden 247'sinin savunması tamamlanmış durumda. Ekim ayının ilk haftalarında sona ermesi beklenen sürecin, hala savunma yapmayan 78 sanıkla uzakta olduğu görülüyor. Dün, 15 sanığın savunmalarının alınmasıyla birlikte, davaya dair önemli detaylar ortaya çıkmaya başladı. Önceki gün mahkemenin aldığı bir kararla hakkında yakalama kararı çıkartılan reklamcı Kamil Timur Delibaş, savunmasını yaptıktan sonra serbest bırakıldı.
Duruşmanın en dikkat çekici anlarından biri, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, iddianamede yer alan 50 milyar liralık kamu zararı iddiasına yönelik sözleri oldu. İmamoğlu, bu iddiayı “yurt dışından sağlanan yatırım krediler ve bu kredilerin metro hatları ile atık yakma tesisi gibi yatırımlarda kullanılmıştı” şeklinde değerlendirerek, bu durumun mümkün olup olmadığını savcıdan teyit istedi. Sanık Turgut Tuncay Önbilgin, kredi ödemelerinin belirli projeler kapsamında yapıldığını ve tahakkuksuz ödeme yapılmasına imkan olmadığını savundu. İmamoğlu'nun, Önbilgin'e kendisinden ödeme veya ihale süreçlerine ilişkin herhangi bir emir ya da talimat gelip gelmediğiyle ilgili soruları, sanığın savunmasını daha da sertleştirdi.
Süreçte yaşanan karmaşanın en dikkat çekici noktalarından biri de, Hopa Belediye Başkanı Utku Cihan'ın da savunma yapması oldu. Cihan, hakkındaki yakalama kararının yanlışlık olduğu gerekçesiyle kaldırıldığını belirterek, olayla uzaktan yakından bir ilgisi olmadığını ifade etti. Bu gelişme, davadaki adil yargılanma sürecine dair önemli bir soru işareti yaratırken, mahkeme heyetinin kararlarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu. Silivri'deki bu mahkeme salonunda, İstanbul'un geleceğiyle ilgili önemli bir hukuki mücadele devam ediyor.