Ukrayna’nın savunma stratejileri ve uluslararası ilişkileri hakkında kritik değerlendirmelerde bulunan Maria Mezentseva, savaşın seyrinde önemli ipuçları sundu. Halkın Hizmetkârı Partisi’nin önde gelen ismi olan Mezentseva, Rusya’nın Ukrayna üzerindeki taleplerine ve Batı’nın olası tavizlerine dair görüşlerini Cumhuriyet’e aktarırken, Ukrayna’nın kırmızı çizgilerini net bir şekilde çizdi.

Toprak meselesi, barış müzakerelerinin önündeki en büyük engellerden biri olarak kabul ediliyor. Mezentseva, Kiev’in uluslararası alanda tanınan sınırlarını değiştirmesi konusundaki taleplerin anayasal olarak mümkün olmadığını ve bunun için parlamentoda anayasayı değiştirecek bir çoğunluğun sağlanması gerektiğini vurguladı. ‘Toprak karşılığı barış’ fikrinin Ukrayna’nın kimlik ve geleceği için kabul edilemez olduğunu, bunun ülkenin egemenliğini zedeleyeceğini ifade etti. Bu noktada, Batı’nın Ukrayna’ya yönelik toprak taleplerinin, Ukrayna’nın direnişini zayıflatacağını da savundu.

Cephedeki gelişmeler de Mezentseva’nın açıklamalarının önemli bir parçasıydı. Ukrayna güçlerinin Kramatorsk ve Sloviansk gibi stratejik bölgelerde ilerleme kaydettiğini, Donbas ve Harkiv bölgeleriyle Dnipro gibi kilit kentlerin güvenliğinin sağlanmaya çalışıldığını belirtti. Rusya’nın Donbas’ta hızlı bir zafer elde etme hedeflerinin gerçekleşmediğini ve Ukrayna’nın savunma kapasitesinin giderek güçlendiğini vurguladı. Bu durum, savaşın uzun soluklu bir mücadeleye dönüşebileceğine işaret ediyor.

Washington’ın Ukrayna’ya yönelik desteğini sürdürdüğünü ancak Kiev’in bu desteğe aşırı bağımlı hale geldiğini düşündüğünü belirtti. Uluslararası dengelerin değişebileceğini ve Ukrayna’nın kendi stratejilerini belirlemeye devam edeceğini ifade etti. ‘Uluslararası hukuka dayalı, uzun süreli ve adil bir barış’ hedefini vurgulayan Mezentseva, savaşın sona ermesi için tüm uluslararası toplumun ortak çaba göstermesi gerektiğini ve Rusya’nın saldırılarını sona erdirmeye yönelik çabalara destek vermesini talep etti. Ukrayna’nın Rusya’nın petrol rafinerileri ve enerji tesislerine yönelik saldırılarının, savaşın finansmanını ve Rusya’daki enerji piyasasını olumsuz etkilediğini ve bu durumun savaşın seyrini değiştirebileceğini de değerlendirdi.”}”1