Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, güncel piyasa koşullarını ve Türkiye ekonomisinin geleceğe yönelik hedeflerini değerlendiren kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Yılmaz, yatırımcı güvenini artırmaya yönelik adımların önemine vurgu yaparak, sermaye piyasalarındaki yapısal sorunların ortadan kalktığını ve piyasaların mevcut dinamikleriyle daha da güçleneceğini savundu. Bu yaklaşım, yatırımcıların beklentilerini olumlu yönde etkileyerek piyasalarda stabilite yaratmayı hedefliyor.

Açıklamanın merkezinde, ihracat hedeflerine ulaşma stratejileri yer aldı. Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında, mal ve hizmet ihracatının 2029 yılına kadar 450 milyar dolara yükseltilmesi planlanıyor. Bu hedefe ulaşmak için, kapasite artışı amacıyla 250 milyar liralık yeni bir yatırım paketi devreye alındı. Bu paket, özellikle savunma, enerji, teknoloji ve ulaşım gibi stratejik sektörlere odaklanarak, Türkiye’nin dış ticarette rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor. Ayrıca, 273,2 milyar dolar olan mal ihracatı, Ağustos 2026 itibarıyla yıllıklandırılmış bazda 280 milyar dolara yükseldi ve bu durum, ihracat hedefine ulaşma konusunda olumlu bir sinyal oluşturuyor.

Yılmaz, hizmet ihracatının da önemli bir kilometre taşı olduğunu belirterek, bu alanda 125 milyar dolar seviyesine ulaşılmasını sağladıklarını kaydetti. Döviz kazandırıcı hizmet ihracatına yönelik stratejilerin sürdürülebilirliği, ekonomik büyümeyi destekleyecek ve Türkiye’nin dış ticaret dengesini güçlendirecektir. Ek olarak, reeskont kredilerinin genişletilmesi ve hukuki öngörülebilirliğin artırılması gibi önlemler, yatırımcıların piyasaya olan ilgisini artırarak sermaye piyasalarının daha dinamik hale gelmesine katkı sağlayacaktır.

Ekonomik zorluklara rağmen, Türkiye’nin dış şoklara karşı dayanıklı olduğunu vurgulayan Yılmaz, bütçe açığının yüzde 3 seviyesinde tutulduğunu ve cari açığın da yüzde 3’ün altında yönetilebilir bir seviyede olduğunu bildirdi. Enerji fiyatlarındaki artışın cari açığı etkilediğini kabul etse de, uygulanan politikalar sayesinde bu etkiler kontrol altında tutulabilmektedir. Yılmaz, dış ticarette rekabetçiliğin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve ithalat bağımlılığının azaltılmasına yönelik politikaların devam edeceğini ve bu stratejilerin Türkiye ekonomisinin uzun vadeli büyümesine katkı sağlayacağını ifade etti.