Emeklilik güvenliği, günümüzde küresel bir öneme sahip. Natixis Investment Managers ve CoreData Research iş birliğiyle hazırlanan 2026 Küresel Emeklilik Endeksi, ülkelerin emeklilik dönemindeki güvenliğine dair önemli veriler sunuyor. Bu endeks, sağlık, finansal refah, yaşam kalitesi ve emeklilik finansmanı gibi dört ana başlıkta ülkeleri değerlendiriyor. Araştırmaya dahil edilen 44 ülke arasında Türkiye, genel puanla 42’nci sırada yer alarak dikkat çekici bir sonuç ortaya koydu.
Sıralamanın en tepesinde Norveç yer alırken, Türkiye, Kolombiya ve Hindistan ile birlikte listenin son üç basamağını paylaşıyor. Bu sıralama, sadece maaş seviyesinin değil, aynı zamanda satın alma gücünün ve ekonomik istikrarın da emeklilik güvenliğinde ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Endekste, ülkelerin emeklilik dönemlerini etkileyen çok sayıda gösterge bir araya getirilerek, kapsamlı bir değerlendirme yapılıyor. Bu göstergeler arasında sağlık hizmetlerine erişim, yaşam kalitesi, enflasyon, kamu borcu, vergi yükü ve yaşlı bağımlılık oranı gibi faktörler yer alıyor.
Türkiye’nin bu değerlendirmedeki performansında belirgin bir düşüş yaşanıyor. Sağlık ve maddi refah alanlarında iyi sonuçlar elde ederken, emeklilik finansmanı alanında en düşük puanı alıyor. Yüzde 55 ile sağlık, yüzde 45 ile maddi refah alanlarında başarılı bir performans sergilerken, emeklilik finansmanı alanında yüzde 28’lik bir puanla gerileme yaşanıyor. Bu durum, yüksek enflasyonun Türkiye’nin emeklilik güvenliği puanını olumsuz etkilediğini açıkça ortaya koyuyor. Çalışma dönemindeki yüksek tüketici enflasyonu, emekli olduktan sonra sabit veya sınırlı artan gelirlerin satın alma gücünü düşürüyor, böylece emeklinin gerçek yaşam standardını korumasını zorlaştırıyor.
Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, Türkiye’nin emeklilik ikame oranının yüksek olması. Türkiye’nin yüzde 96 civarındaki bu oranı, çalışma dönemindeki kazanca göre oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durum, emeklilerin gelirlerinin, çalışma hayatları boyunca kazandıkları gelire oranının çok yüksek olmasına işaret ediyor. Ancak Hollanda ve Meksika gibi ülkelerde de benzer yüksek oranlar görülüyor. Ancak Türkiye, bu ülkelerin çoğunun gerisinde kalıyor. Endeksin, sadece emekli maaşının önceki gelire oranını değil, o gelirin satın alma gücünü ve ekonomik koşullar altında ne ölçüde korunabildiğini de dikkate alması, Türkiye’nin sıralamada daha düşük bir konuma gelmesine neden oldu. Bu değerlendirme, Türkiye’nin emeklilik sistemiyle ilgili yapısal reformlar yapmasının önemini vurguluyor.”} p>