İstanbul’un geleceğiyle ilgili önemli bir davada, yargılanan sanıklar arasında beklenmedik bir gelişme yaşandı. İBB’nin çeşitli projeleriyle ilgili iddialar üzerine açılan davada, duruşmaya katılmayan ve iletişimlerinin kopmuş olduğu belirlenen beş kişi hakkında mahkeme tarafından yakalama kararı çıkarıldı. Bu kararla birlikte, davadaki sanık sayısında bir artış meydana geldi ve hukuki süreç daha da karmaşık hale geldi.
Kararda yer alan isimler arasında, eski TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’in oğlu Mithat Sinan Bolak da bulunuyor. Bolak’a, Kültür A.Ş. Plan ve Organizasyon Müdürlüğü görevini yürütürken, İBB’ye yönelik reklam izinleri karşılığında rüşvet alımı ve suç gelirlerinin aklanması suçlamaları yöneltiliyor. İddianamede yer alan bu iddialar, davadaki en önemli noktalardan biri oluşturuyor ve Bolak’ın savunma hazırlığı sürecini hızlandırdı.
Yakalama kararını avukatları aracılığıyla öğrenen Mithat Sinan Bolak, yurt dışında yaşadığı için iletişimde yaşanan zorlukları dile getirdi. Avukatlarının koordinasyonlarıyla ilerleyen süreçte, mahkemeye gelerek savunmasını yapmaya hazır olduğunu bildirdi. Bolak, yargı sürecinden kaçınmak gibi bir niyetinin olmadığını ve en kısa sürede ifade vermek üzere mahkemede hazır bulunacağını vurguladı. Bu durum, davanın seyrini etkileyebilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Bolak’ın ifadesinde yer alan önemli noktalar şunlardır: “Hakkımda verilen ifade amaçlı yakalama kararını avukatlarım aracılığıyla öğrenmiş bulunuyorum. Yargı sürecinden kaçınmam veya adli makamların çağrılarına kayıtsız kalmam söz konusu değildir. Yurt dışında yaşadığım için telefonuma ulaşılamadığını ve iletişim sürecinde bir aksaklık yaşandığını anlıyorum. Söz konusu aksaklık nedeniyle henüz ifade verememiş oldum. Avukatlarım konuyu her aşamasında yakından takip ediyorlar. Savunma yapmak üzere ülkeye geleceğim tarih, ifade amaçlı yakalama kararından önce belirlenmiş durumdaydı. En kısa zamanda, bu tarihi de öne çekerek ifademi vermek üzere mahkemede hazır bulunacağım, bu konuda en ufak bir tereddüt dahi söz konusu değildir. Hukuki sürece ve masumiyet karinesine saygı gösterilmesini kamuoyundan rica ederim.”